|
Zührevi hasatliklar ve deri rahatsizliklari nelerdir Sivilceden terlemeye, mantar hastaliklarindan zührevi rahatsizliklara kadar pek çok sorunun nedeni ve tedavisi nedir? Deri ve Zührevi hastaliklar; 1. Deri Hastaliklari: Deri ve deri üzerindeki olusumlarda meydana gelen hastaliklar.Yani kafamizdaki saçlardan itibaren ayak ucuna kadar tirnaklar dahil insan vücudunun dis kisminda meydana gelen hastaliklardir. Bu bölüm her yasta insanin görünen dis kisim hastaliklari ile ilgilenir.Erkek ve kadin, bebek, çocuk ve eriskin yaslarda herkesin dis kisminin hastaliklarina bakar, tedavi ile ilgilenir. Ayrica agizda aft gibi hastaliklar ile yanak iç kisminda, dudaklarin iç kismindaki hastaliklar ile ilgilenir. 2. Zührevi Hastaliklar Bölümü ise: Cinsel iliski sonunda ortaya çikan hastaliklar ile ilgilenir. Bu da ayni cins, karsi cins olsun fark etmez.Cinsel temasla ortaya çikan hastaliklara bakar, gerekli tedaviyi düzenler. Kontakt dermatit: Temas ile ortaya çikan hastaliklarin genel adidir. Yani vücudumuzun dis kisminda deriye temas sonucunda deride meydana gelen allerjik hastaliklardir. Tahris eden veya deriye temas eden maddenin deride yaptigi allerjik görüntüler, tahris eden maddenin cinsine göre farkli görünümler arzeder. Bu da tahris eden maddenin cinsine göre farkli isimlerle anilir. Hepsinde de ortak özellik, deriye temas eden maddeye karsi deride cevap niteliginde kizarik sislikler, sulantili kabarciklar olur. Bu olaylar tekrarladikça kabariklasmalar, sertlikler, kasintilar gittikçe siddetlenerek ilerler. Bunlarin tedavisi temas eden maddenin cinsine göre yapilir. Allerjiyi yapan madde arastirilir.Tespit edilince de bu maddelerden uzak durulur. Tedavi düzenlenir. Mantar Hastaliklari: Insanda hastalik yapan 4 cins yaratik vardir. Mikroplar, mantarlar, parazitler ve virüs denen canli yaratiklardir. Mantarlar: Insanda hastalik yapan 50’ye yakin çesidi bulunur.Vücudun her tarafinda mantar hastaligi görülebilir.En meshurlari ayak mantari, kasik mantari, tirnak mantarlaridir. Bebeklerde agizda pamukcuk mantari daha çok görülür. Mantarlarin yerlestigi yere göre ve cinsine göre tedavisi düzenlenir. Bazilarinda pansuman tedavisi kafi gelirken, bazilarina agizdan da takviye gerekebilir.Ilgili uzman hastaligin önemine göre bu tedaviyi ayarlar. Doktorun önerdigi tedavi müddetinden evvel tedaviyi kesmemek hastaligin tedavisi yönünden önemlidir.Bazi tedaviler karaciger ve böbreklerin kontrolü altinda yapilir. Kendiliginden doktor kontrolü disinda bazi ilaçlari kullanmamak lazimdir. Sedef Hastaligi: Vücudun herhangi bir yerinde kizarik zemin üzerinde beyaz sedefi renkli kabuklu hastaliklardir. Zaman zaman tekrarlayarak hayat boyu sürebilir.Kesin sebebi belli olmayan hastakliklardir. Bir kisim irsi olarak görülür.Her yasta görülür.Daha çok eriskinlerde görülür. Vücudun her tarafinda ve degisik sekillerde görülürler.Daha çok diz-dirseklerde, kalçalarda ve basta görülür.Bazende büklüm yerlerinde de görülür. Tedavisiz kalan vakalarda parmak eklemlerinde bozukluklar, deride yaygin kizarikliklar olabilir.Bu yüzden tedavisini ihmal etmemelidir. Ayrica önemli olan bir durumda bu hastaliga deri disinda agizdan veya kalçadan kortizon verilmez.Verilirse önce geçer gibi olur ama daha sonra daha siddetli ve genis alanlar halinde görülür.Dermovate gibi kuvvetli kortizonlu merhemler rastgele kullanilmamalidir. Kortizonlar doktor kontrolünde kullanilmalidir.Çünkü fazlasi deride incelme, damarlanma, killanma ve sivilcelenme de yapar. Ekzama: Kizarik, içi su dolu kabarcikli, kasintili, tekrarlayan çesitli sekil ve büyüklüklerde görülen allerjik deri hastaligidir. Içerden ve disardan çesitli maddelerle ortaya çikar. Yasa göre, meslege göre, disardan etki eden maddelerin cinsine göre, yerlestigi yere göre, yayilisina göre, görüntüsüne göre, süresine göre çesitli adlarla anilir.Bazen de bünyeden olur. Tedavi olarak uzmaninca allerjiyi yapan madde tespit edilmeye çalisilarak yapilir. Saç ve kil dökülmeleri: Saç ve killarin dökülmesi ile ortaya çikan hastaliklara genel olarak Alopecia (kellik)denir. Saç ve kil dökülmeleri dogustan ve sonradan olabilir.Dogustan olanlar daha çok ailevidir. Sonradan olanlar ise yaygin ve bölgesel olur. Yaygin olanlar: Bazi ilaç alimlari sonucunda tikleri alanlarda, sürtmelerde, sürtmelerde travmaya bagli dökülmeler de olabilir.Bazende bazi hastaliklar sonucunda psikolojik bozukluklarda, hazimsizlik, seker hastaliklarinda, kronik hastaliklarda, mikrobik ve mantar hastaliklarinda saç dökülmeleri görülebilir.Ayrica yaglanma ve yaslanma sonucunda de dökülmeler görülebilir.
Bazi erkeklerde 20 yasinda baslayip 25 yasina kadar süren dökülmeler sonucunda dazlaklik olur.Bazi erkeklerde ise yavas dökülür.35-40 yaslarina kadar saçlar seyrelir ve durur. Kadinlarda dazlaklik pek görülmez.Daha çok karsimiza çikan Alopecia Areata (yalanci saç kiran) denilen yalanci kellikler de görülür.Ancak saçlarda ve sakallarda yuvarlak görülür.Bazen tek bazen birkaç tane. Bu tür dökülmelerde saçlar genellikle birkaç ayda çikar. Sik tekrarlayabilir.Daha çok moral durumu bozukluklari sonucunda görülür.Tedavisi vakaya göre yapilir. Saç Ekimi (Saç Transplantasyonu): Basin saçli alanlarindan saçsiz alana saç nakli olayina saç ekimi denir. Saç ekimi basin arka kismindan serit seklinde saçli deri alinir.Bu alinan seritteki killar kökleri ile beraber 1’li, 2’li, 3’lü gruplara ayrilarak basin ön kisminda önceden açilan doku yuvarlarina yerlestirilir. Bu isleme Mikrogref yöntemi denir. Bu metotla bahsedilen bölgeden 1500-2500 civarinda killar kökleri ile beraber önde ayarlanan saçsiz kisma nakledilmis olur. Bu islemden evvel hasta muhakkak muayene edilmeli. Hipertansiyonu, saçli deri hastaliklari arastirilmalidir. Ekilme alanlarinda herhangi bir hastaligin olmasi ,saç ekilmesini iptal ettirir. Saçin ön kisminda hafif açilmalar olunca hastalar ekim için müracat etmektedirler. Böyle durumlarda ekim yapilmamalidir. Çünkü ara ara, bölge bölge ekimler homojenligi ve görünümü bozar saç ekiminden sonra 3 ay kadar yüzeydeki killar dökülür. Kil kökü istirahatte ve toparlanmada kalir.Bu devre sonunda yavas yavas büyürler. Ikinci ekim için çogu çalismalar 3 aydan evvel yapilmamasini önerirler.Çünkü killar ancak 3 aydan itibaren büyümeye baslar.Killar büyümeye baslayinca hastaya cesaret gelir.2.ekim ondan sonra rahat yapilir. Hasta ile bütün ayrintilar konusulup hastanin psikolojisi göz önüne alinarak ekim yapilmalidir.4 ekimden fazla ekim yapilmamalidir. Sivilceler: Deride içlerinde cerahat bulunan küçük kabarciklara sivilce denir. Bunlar daha çok o bölgede herhangi bir nedenden dolayi mikrop yerlesmesi sonucunda olur. Bunlar da büyüklüklerine göre çesitli isimler alir.Mesela kan çikani gibi. Mikroplarin cinsine ve sivilcelerin görünümüne göre de degisik adlarda anilirlar. Kontrolsüz kaldiginda kabuklanma meydana gelir ve giderek agirlasir. Onun için hemen doktora gidip tedavisi yapilmalidir. Bir de daha çok halk arasinda yaygin olarak yüzde görülen sivilceler vardir.Bunlarin mikroplarla alakasi yoktur. Bunlar daha çok ergenlik çaginda görüldügü için ergenlik sivilcesi (akne) ismi verilir. Hafif, orta, siddetli olur. Bazen de kistik görünüm alir. Bu tür sivilceler daha çok gençlerde görüldügünden estetik olarak rahatsizlik verirler. Bu yüzden bundan kurtulmak için her çareye basvururlar .Doktora gider 1-2 kullanir, umutsuzlasir. Baska doktor ve çareler dener. Dikkat edilecek husus sudur: Hasta bunu bilirse durumunu ona göre ayarlar. Sivilcelerin hemen geçemeyecegini, birkaç ay sürebilecegini, bunlarin ancak uzun sürede geçecegini bilmelidir. Bu yüzden stres yapmamalidir. Doktor kontrolü altinda geçistirmeli cinsine, sekline göre doktor bunun tedavisini düzenler. Muhakkak doktorun dediklerine uymalidir. Sivilceleri sikmaya ve kasimaya çalismamalidir. Behçet Hastaligi: Agizda aft, mahrem yerlerinde (genital) yaralar, gözde iltihaplanma olmasi Behçet hastaligini düsündürür.Daha çok erkeklerde görülür. Dudaklarda, dilde, yanak iç kisminda, damakta ve bogazda aftlar görülür. Bunlar agrilidir. Genital lezyonlar, ön ve arkada aft benzeri yaralar, gözde agri ve isiga hassasiyet olur.Daha sonra irirtis olur.Tedavi edilmez gecikilirse gözde körlük olabilir. Bu hastalik zaman zaman tekrarlar. Ihmale gelmez. Muhakkak doktor kontrolüne girmelidir. Uyuz: Kasintili, bulasici bir hastaliktir. Her yasta ve her insanda görülebilir. Bulasma genellikle geceleri sicakta siki temasla olur.Ortalama olarak bulastiktan bir hafta sonra görülmeye baslar. Parmak aralari, avuç içlerinde, bileklerin iç yüzünde, dirseklerde, göbek etrafinda, ön-arka mahrem yerlerinde en çok görülür.Bu bölgelerde excorie papüllü, vezikülekrutlu püsküller bulunur. Muhakkak tedavisi yapilmalidir.Yapilmadigi takdirde ailenin diger fertlerinde de görülür. Pediküloz (BIT): Basta, gövdede ve kasiklarda görülür.Bit ve yumurtalarin görülmesi ile teshis edilir. Kasintiya bagli sivilcelenmeler görülür. Tedavi edilmezse ailenin diger fertlerinde de görülür.Daha çok kalabalik, toplu yasanan alanlarda (okul gibi) görülür. Vücut biti yoksullarda, ihtiyarlarda, kasik biti ise daha çok cinsel temasla olur. Deri Kanserleri (epitelyoma’lar):Bunlar görünümlerine göre çesitli isim alirlar.Yüzeyel ve deri olurlar.Yüzeyel olanlar pansumanla geçebilir.Derin olanlara ise radyoterapi ve cerrahi çikarma islemi uygulanir. Bazi vakalarda ise Elektrokoagülasyon islemi uygulanir. Bu tip hastaligi olan kimseler güneste fazla kalmamali, palyatif dedigimiz halkin arasinda söylenen tedavileri uygulamamali. Mesela kasigi isitip bastirmamali, yanmis sigara basmamali. En iyisi bir cildiye doktoruna giderek hastaligin önemi ve tedavisini istemelidir. En çok yüzde görülürler. Daha çok 40-50 yastan sonra görülürler. Bazilari yavas bazilari hizli gelisir. Terlemeler: Bunlar yaygin ve bölgesel olurlar.Yaygin terleme streslerde, ilaç kullaniminda, enfeksiyonda. Menopozda, seker düsüklügünde ve asiri tiroid faaliyetlerinde görülür. Tedavide altta yatan sebep arastirilmalidir.Varsa uygun tedavi verilir. Bulunmazsa tibbi tedavi veya cerrahi tedavi uygulanir. Son zamanlarda iyontoforez tedavisi de kullanilan metotlar arsina girmistir. Ucuz olmasi, pek yan etkisi olmamasi tercih nedenleri arasina girmektedir. Seanslar halinde uygulanmaktadir.Inatçi olgularda ise cerrahi girisimler uygulanabilir. Dr. Ali Sevik
|