|
Egitimciler çocuklarin gelecekte uyumlu ve basarili olabilmeleri için en saglikli egitim yollarinin gelistirilmesi çabasi içindedirler. Her ne kadar kisilik gelisiminin insanin yasami boyunca süregeldigini kabul etsek de, kisilik gelismesi ve yapilanmasinda temelinçocukluk döneminde atildigi gerçegi geçerliligini korumaktadir. Sosyal uyum üzerine yapilan çalismalar, ailenin çocuk üzerindeki ilk etkilerinin son dereceönemli oldugunu göstermistir. Aile tutumlari ve anne-babanin ve ailenin diger bireylerininçocukla olan etkilesimi, çocugun aile içindeki yerini belirlemektedir.Çocugayöneltilen davranis ve ona karsi takinilan tavir, ilk yasantilarin örülmesindebüyük önem tasimaktadir. Okul öncesi dönemde çocuk, sosyal birey olmayiögrenirken ayni zamanda özdesim yapacagi bir modele gereksinim duyar. Kisilikolusumu için gerekli olan özdesim, büyük olasilikla aile içindeki yakin bir üyeile gerçeklesmektedir. Genellikle özdesim nesnesi anne-baba olmaktadir, fakatagabey, teyze, hala, dayi ya da amca gibi aile içinden bir eriskin de özdesimnesnesi olabilir. Bu üyelerin bozuk bir kisilik yapisina sahip olmasi halinde,olumsuz davranis örneginin çocuga yansima olasiligi artmaktadir. Çocuk yetistirmede ve ailenin çocuga karsi tutumlarini belirlemede, anne-babatarafindan çocugun gelisim dönemlerinin özelliklerinin neler oldugununbilinmesi çok önemlidir. Çocuk eriskinin küçük bir modeli degildir. Çocugueriskinden ayiran bir çok özellik vardir. Çocugun kanitlanabilir en güçlütarafi ve üstünlügü ögrenme güdüsüdür. Çocuk, Montessori`nin "emicizihin" diye adlandirdigi bir yetiye sahip olarak dogar. Kültür, töre,ülkü, duygu, davranis ve inançlarin "emilip" benimsenmesi, çocugundogumuyla alti yasi arasindaki "emici zihin" döneminde gerçeklesir. Anne-babanin çocuga iliskin tutumlarini degerlendirirken, aile içindeki iliskidinamigini gözden geçirmek gerekir. Üç çocuk, anne ve babadan olusan 5 kisilikbir ailede aile içi etkilesiminin kaç çesit oldugu teke tek iliskiler formulüile saptanabilir: 5 kisilik bir ailede X=n2-n= 20 çesit iliski mevcutdur. Bu,herkesin kendisinden baska 4 kisi ile iliskiye girdigi anlamina gelir. Builiskiler çift yönlüdür. Gerçekte iliskiler daha karmasiktir. Yani; anne, anneolarak çocuklari ile iliskide, anne ve baba islevleri geregi çocuklarlailiskide, kizlar ve erkekler birbirleriyle iliskide gibi degisik ve karmailiskiler vardir. Gerçekte kuramsal olarak formül söyle olmalidir:X=1x2x3x4x5=120 çesit iliski aile içinde vardir. Bes kisilik aile, 6 kisi olsa,yani bir çocuk daha eklense, iliski sayisi 120x6=720’e çikar. Yani aile,iliskiler yumagi seklinde gözlemlenir. Olumlu veya olumsuz herkes birbiriyleiliskidedir. Aile üyelerinden birinin basarisi veya basarsizligi herkesietkiler. Aile içindeki çatismalar (kardesler arasi, anne-baba, anne-çocuk veyababa-çocuk çatismasi v.b.) da aile içindeki herbir bireyi etkiler. Ancakçatismalari önem sirasina koymak gerekirse, anne-baba çatismasi ailenin tümbireylerini digerlerine oranla çok daha fazla etkilemektedir. Aile için,anne-baba iliskisi daha temeldir. OLUMSUZ AILE TUTUMLARI Ailenin çocuk yetistirmedeki tutumunu ve çocuk yetistirmeyle ilgili sorunlarinianlamak için aile tutum modeli yararli bir yaklasimdir. Çocugun anne-babadan aldigi iki sey vardir: Sevgi ve Egitim. Sevgi; kabullenme, koruma, kollama ve sevecenlik gibi bütün olumlu duygulari içerir. Egitim ise;ögretilen herseyi, verilen bilgileri, becerileri, yasaklari, kurallari, inançlari,deger yargilarini, görgü kurallarini ve insanin sosyallesmesi için gerekli olantüm toplumsal degerleri kapsar. Olumsuz aile tutumlarinda ailenin verdigi sevgi ya yetersiz veya asiri, egitimise gevsek ya da siki olmaktadir. Asiri sevgi tutumunda, aile çocugu sevgiyebogucu, onu çok koruyucu ve asiri kollayicidir. Bunun sonucu olarak çocuktabagimlilik ve güvensizlik gelisir. Çocuk karsilastigi her olayda anne-babasinayaslanir, onlara güvenir fakat kendisine güvensizdir. Sevgi yetersizligi veyayoklugu sonucu ise, çocukta kendine ve çevreye karsi güvensizlik ve olumsuzduygular gelisir. Dogal olarak asiri sevginin veya yetersizliginin dedereceleri vardir. Sevgi yetersizliginin en asiri ucu, çocugu terketmek veyakabullenmemektir. Yetersiz sevginin, asiri sevgiye göre sonuçlari daha agirolmaktadir . Siki egitim, çocuga olur olmaz yasaklar koyma ve yasanmaz kurallar ile çoçuguyetistirmedir. Siki egitim ve disiplin uygulayan anne-babalar çocugu kenditasarladigi bir kaliba göre yetistirmek amacini güderler. Çocuk siki birdenetim altinda tutularak en küçük yanilgi ve hatalari gözden kaçmamakta,bunlarin önemle durulmakta ve düzelitmesi istenmektedir. Böyle aileler fizikselcezayi ön planda kullanmakta ve çocuklara kendilerini yönetme firsati vermemektedir.Bireyin kendine güvenini ortadan kaldiran, onun kisiligini hiçe sayan birdisiplin yöntemi olan siki egitim ile büyüyen çocuklar kibar, sessiz, uslu vedürüst olmalarina karsin küskün, çekingen, kolay etkilenebilen, huysuz ve asirihassas bir yapiya sahip olabilmektedir. Gevsek egitimde ise “hos gör, bos ver”anlayisi egemendir. Bu anlayista “Her seyi hos gör; çocuktur her seyi yapar;çocuk özgür olmalidir; onun her dedigini yapin; ona sevgi verin yeterlidir”seklinde yüzeyel ve asilsiz ögretiler vardir. Bu tutumda çocugun olumsuzdavranislari asiri hosgörü ile karsilanir. Asiri gevsek tutumla yetistirilençocuklarin bencil, sabirsiz ve anlayissiz olduklari ileri sürülmektedir. Asiridenetim çocugu pasiflestirirken asiri hosgörü çocugun simarmasina neden olmaktave olgunlasmasini engellemektedir. Bazi ailelerde ise disiplin bulunmakta,ancak ne zaman ve nerede uygulanacagi belli olmamaktadir. Anne-babalarin tutumuasiri hosgörü ile kati cezalandirmalar arasinda gidip gelmektedir. Böyle birortamda büyüyen çocuk hangi davranisin ne zaman ve nerede yapilacaginiayirtedemez. Tutarsizlik, bir günün bir güne uymamasi biçiminde olabilecegigibi anne-babanin birbirine çok aykiri ceza ve egitim anlayislarinin olmasindanda kaynaklanabilir. Bu tutum sonucunda çocuklarda iç çatismalar vehuzursuzluklargelisir, ardindan dengesiz ve tutarsiz bir yapinin olustugugözlenir. OLUMSUZ AILE TUTUM SEKILLERI 1. Asiri sevgi ve gevsek egitim: Bu tutumu gösteren ailelerde sevgi, çocugasimartilacak derecede çok verilir ve disiplin yok denecek kadar azdir. Çocuktançok az sey beklenir. Bu tarz yetistirilen çocuklar genellikle eriskinlikyasamlarinda sorumluluk tasimayan, hep alici bireyler olarak karsimiza çikar.Burada verilen sevgi, asiri vericilik ve asiri koruyuculuk biçimindedir.Disiplin tarzlari ise yalanci bir hosgörü biçiminde görünürse de aslindaailenin güçsüzlügünün ve yetersizliginin bir sonucudur. Çocuk ne kadar büyümüsolursa olsun, aile ona ilk yillarda oldugu gibi daima vermeye ve korumayaegilimlidir. Böyle çocuklarin ileride, doyumsuz ve bencil olma olasiligifazladir. Eger aile varlikli ise çocugu bir süre daha doyurulabilir; çocukdayanaksiz ve doyumsuz kaldiginda ise alkol, kumar ve madde kullanimina baslamaolasiligi artar. Bazi anne-babalar otorite olmayi ögrenememislerdir; bunlar çocuklarina gereklisinirlamalari koyamazlar. Bir kisim anne-baba ise kati baski altindayetismislerdir. Kendi yasamadiklarini çocuklarina yasatmak isterler ve dolayliolarak doyum saglamaya çalisirlar. Ne var ki, sinirlarin kati ve dar olmasikadar iyi çizilmemesi de çocugun gerekli rehberlikten yoksun kalmasina nedenolur. Bu gibi çocuklarda baskaldirici ve toplumdisi davranislar daha sikgözlenir. 2. Asiri sevgi ve siki egitim: Burada sevgi, ayni birinci tutumda oldugu gibiasiri verici ve koruyucu bir davranisla sunulmaktadir. Ancak çocuga bir bebekgibi bakildigi halde, kendisinden beklenenler çoktur. Hiçbirsey esirgenmez;özel dersler aldirilir, çesitli olanaklar saglanir. Buna karsilik çocuktanileri düzeyde basari beklenir. Bu tutumla yetistirilen çocuklarin nevrotik olmaolasiliklari çok yüksektir. Bu beklenti, sevgi ile beraber sunuldugundançogunlukla çocuklar tarafindan kolay benimsenir ve benlige sindirilir. Bazençocuk bu özellikleri çok sindirmistir ve kendisini asiri derecede kontrol eder;böylece acimasiz bir üstbenlige sahip eriskin olarak yetisir. 3. Yetersiz sevgi ve asiri disiplin: Siki egitim vardir ve disiplin genellikleasiri cezalarla uygulanir; en küçük seyde cezalandirma (dayak, siddet) yolunagidilir. Çocuk çogunlukla asagilanir ve horlanir. Böyle yetistirilen çocuklardasaldirgan ve antisosyal davranislara egilim artar. Bu tür ailelerde büyüyençocuklar, karsi çikma ve saldirganlik gibi yollarla kendilerini kabul ettirmekisterler ve kendi iç dünyalarini açiklamakta zorlanirlar. 4. Gevsek egitim ve yetersiz sevgi: Bu durum yoksul ve kalabalik ailelerdegözlenir. Çocuga düsen sevgi ve ilgi payi azdir. Çocugun egitimi deyetersizdir. Böyle çocuklar "saldim çayira, mevlam kayira” anlayisi ileyetisir. Çocuk, kendi yolunu bulmaya çalisir. Böyle çocuklar pasif vedonukturlar. Bu tutumda da disiplinsizlik söz konusudur, ancak disiplinsizliginburadaki nedeni sorumsuzluk ve ilgisizliktir. Sevginin yetersiz olusu asiriiticilige neden olur. Çocuk yeterli sevgi ve bakim görmez. Hazir olmadigiçaglarda bagimsizliga zorlanir; bir an önce kendi kendisine yetmesi vekendisine bakmasi beklenir. Diger Olumsuz Aile Tutumlari a. Anne ve babanin tutumlari arasinda tutarsizlik: Bu tutumda, bir çocugaannenin ayri, babanin ayri bir tutum izlemesi söz konusudur. Çocuga konulansinirlarin sürdürebilmesi için anne-babanin davranislarinda tutarli olmasigerekir. b. Aile içindeki kardeslere farkli tutumlar : Burada çocuklar arasindaayrimcilik vardir. Örnegin, kiz çocukla erkek çocuk arasinda veya yataginiislatan çocukla diger çocuklar arasinda ayirim yapilir. c. Aile içi kutuplasmalar: Aile içinde bazen kliklesmeler, aile içindeki birgrubun baska gruba ya da kisiye karsi çikmasi, gizli anlasmalar oldukça sikgörülür. Bazen anne-baba çocuklara karsi, çocuklar anne-babaya karsi, bazen debir çocukla baba, bir baska çocukla anneye karsi kutuplasabilir. Çocuk aileiçinde herkesin yüklendigi bir samar oglani da olabilir. Saglikli tutum: Ailenin çocuga karsi tutumunun iki temel ögesi vardir; 1.Sevgi, 2. Disiplin. Kuramsal olarak en olumlu tutum, temel gereksinimleri enuygun biçimde karsilayan, kiside kendi kendisini doyurabilme yetisi gelistiren,iki temel ögeyi en saglikli biçimde ve oranda içinde bulunduran tutumdur. Disiplin, aile içindeki denge ve düzenin olusturulmasinda büyük önem tasir.Ancak disiplin toplumumuzda çogunlukla "cezalandirma" ile esanlamliolarak degerlendirilmektedir. Her ne kadar kelime anlamiyla "katilik"ve "kuralcilik" gibi kavramlari çagristiriyorsa da gerçek anlamdadisiplin, cezalandirma kadar ödüllendirmeyi de içerir ve çocugun toplumauyumunu kolaylastiran davranisin yönlendirilmesini amaçlar. Disiplin, çocugaistenilen davranis ve aliskanliklari ögretir, kendi kendini denetleme ya da içdenetim demek olan ahlak gelisimini saglar. Disiplin, tutarlilik ve esneklikgibi temel ilkeleri içermelidir. Kati ve baskici disiplinle davranisiyönlendirmeyi amaçlayan anne-baba; çocugun kendilerine karsi korku, öfke vekizginlik içinde olmasina neden olur, çocuga saldirgan olmayi ve sorunlarinisiddet yoluyla çözmeyi ögretir ve zayif vicdan ve ahlak gelisimine yol açar. Arastirmalarda disiplin yöntemi olarak ödüllendirmenin ceza vermekten dahaetkili oldugu saptanmistir. Disiplin hem yeteri kadar hem de çocugun yasinauygun olmalidir. Kurallar açik olmali ve uygulanabilmelidir. Ceza verilmesigerekiyorsa hemen uygulanmali ve üstü örtülmemelidir. Ceza, çocugun özüne degilde davranislarina yönelik olmalidir. Anne-babalar çocuklarina sevgi, anlayis, sabirve hosgörü ile disiplin vermelidir. Anne-baba-çocuk iliskilerini içinde yasanan toplumun etkileri belirler. Türkaile ve egitim sistemine bakildiginda, genelde otoriter, kisitlayici, asirikoruyucu ve kontrol edici bir yapinin ortaya çiktigi, çocuklarin saygili,basegici, pasif ve uysal kisilik yapisiyla biçimlendigi, kurallara uygundavranislar ödüllendirilirken; aktif, sorgulayici, atilgan davranislarincezalandirildigi görülmektedir. Baska bir deyisle, toplumumuzda çogunluklapasif ve söz dinleyen çocuklar anne-babayla olumlu iliskilere girmekte, kendigörüslerini ifade edebilen aktif ve girisken çocuklar ise çatisma kaynagiolmaktadir. Hosgörülü ve demokratik ailelerde büyüyen çocuklar, arkadaslari ileiliskilerinde daha etkin, daha girisken, yaratici fikirler ileri sürebilen vefikirlerini söyleme egiliminde görülen çocuklar olmaktadir. Sevgi ve sefkat insan ruhunun üretebildigi en gönül oksayici duygulardir.Sevgi, övgü ve takdir insana degerli oldugu duygusunu verir; degerli oldugunuhisseden insan da çevresine deger verir. Hepimizin ortak amaci çocuklarimizinfiziksel ve ruhsal olarak saglikli yetismesidir. Bunda anne-babalarintutumlarinin etkisinin büyük oldugu gerçegi yadsinamaz. Anne-babalarinçocuklarina yönelik tutumlarinin saglikli olmasi, büyük ölçüde onlarin kendiiçlerinde barisik, dengeli, huzurlu ve birbirlerine karsi sevgi ve saygiliolmalarina baglidir. Disiplin Çocuklarin gösterdigi uyum ve davranis sorunlarinin nedenlerinden birisi deanababalarinin onlara uygun sinirlar koymamalaridir. Bazi ailelerde disiplinyok gibidir. Çocugun tüm davranislari hosgörüyle karsilanir. “Çocuktur yapar”,“O daha çok küçük yüklenmeyelim” düsünceleriyle çocuga sinirsiz haklar taninir.Çocuk istenmeyen bir sey yaptiginda anababa yumusak bir sekilde “Yapma” measjiverir, defalarca ayni mesaji tekrarladiktan sonra ikna edici nedenler veaçiklamalarda bulunulur. Bu arada çocuk istedigi seyi yapmaya devam etmektedir. Bazi evlerde ise disiplin vardir ancak ne zaman, nerede uygulanacagibelirsizdir. Annebabanin tutumu asiri hosgörü ile sert cezalandirmalar arasindagidip gelmektedir. Normalde izin verilmeyen bir davranis, anne babaninugrasacak zamani olmadiginda ya da keyifleri yerinde oldugunda görmezliktengelinir. Çocuk nerede durmasi gerektigini bilemez. Davranislarini “Ne zamanyaparsam cezadan kurtulurum” sorusuna göre ayarlar. Anne babalar kendi ruh durumlari, çocugun yapisi ve çevre kosullari nedeniyleçocuklarina karsi tutarsiz davranabilirler. Hiçbir evde her zaman tutarli olmakmümkün degildir. Burada sözü edilen tutarsizlik sürekli devam edentutarsizliktir. Birgün görmezlikten gelinen davranis, ertesi gün agir cezagörüyorsa, annenin yaptigini baba bozuyor ya da babanin verdigi cezaya annekarsi çikiyorsa, tutarsizlik gerçekten vardir. Tutarli olmayan yaklasim gevsekve kati tutumlarin tüm sakincalarini tasir. Çocuklarin sorumluluk almalariniengeller hem de onlari asiri deneme ve isyana tesvik eder. Tutarsiz yaklasim içinde annelerin sik basvurdugu yollardan birisi de acindirmayoludur. “Beni çok üzüyorsun”, “Sizin yüzünüzden hasta oldum”, “Beni birazcikseviyorsan yapma” diyerek çocugun söz dinlemesini saglamaya çalisan annelervardir. Bu yolla çocuk endiselenir ama yine söz dinlemez hatta daha hirçindavranir. Bütün gün bagiran, azarlayan, söylenen anneler vardir. Çocuk davranisiniannenin ses tonuna göre ayarlamayi ögrenmistir. Anne en yüksek ses tonuylabagirmadan söz dinlemez. Babaya sikayet etmek, babanin öfkesiyle korkutmak dadigerbir tutarsiz yaklasim örnegidir. Aksam baba eve gelinceönce çocuklarinbütün gün yaptiklari anlatilir daha sonra “Bu seferlik affet babasi bir dahayapmayacagina söz versin” denilerek babayla çocuklarin arasina girilir. Çocukuyarilarin uygulanmayacigini ögrenir, ertesi gün ayni senaryo tekrar yasanir. Uygulanmasi sakincali olan ama anababalarin sik basvurdugu yöntemlerden biriside çocuga küsmektir. “Konusma benimle, ben senin annen degilim”, “Git baskaanne bul” cümleleriyle çocugu yola getirmeye çalismak ve bunu uzun süresürdürmek çocuga küsmeyi ögretir. Çocuk tedirgin olur ve annenin kendisiylebarismasi için elinden geleni yapar. Sonunda zaten vicdani rahat olmayan annehiçbirsey olmamis gibi barisir. Bazen anne çocuk arasindaki iliski küslüköncesinkinden daha yakin olur. Bir disiplin araci olarak söz edilmesi uygun olmayan ama günümüzde halenuygulanmakta oldugu için üzerinde durulacak bir yöntem dayaktir. Dayak biranlik öfke ile basvurulan, çogu kez amacini asan bir cezadir. Ögretici degeriolmayan, etkisi kisa süren bir yildirma yöntemidir. Dayak yiyen çocuklarçogunlukla neden dayak yediklerini unuturlar. O gün babasinin kendisinidövdügünden yakinan bir çocuga o gün neler oldugu soruldugunda, olayihatirlamadigini söyleyecektir. Aklinda kalan tek sey dayak yemis oldugudur. Disiplin, bir egitim araci olarak düsünüldügünde korkutma, utandirma, gururunukirma gibi kavramlarla iç içe olmamalidir. Disiplinin iki temel amaci vardir;Birincisi, çocuga anlasilir, kesin ve sinirlari olan, güvenli bir ortamsunmaktir. Bu ortam çocugun saglikli gelisimi için gereklidir. Disiplininikinci amaci ise, çocugun kendi kendini yönetme yetenegi yani özdenetimkazanmasidir. Çocuk denetim altinda degilken de ögrendiklerini uygulayabilmeli,kurallara uymayi sürdürebilmelidir. Anababasi yanindayken kurallara uyan, amadenetim kalkinca çigrindan çikan çocuk özdenetim yetenegi kazanmamis demektir. Bazi anababalar, disiplini, sorun oldugu zamanlarda basvurulacak uygulamalarolarak görürler. “çocugum söz dinlemedigi zaman ne yapmaliyim?”, “Bana vurduguzaman ben de ona vurabilir miyim?”, “verdigimiz hiçbir ceza ise yaramiyor, neyapacagimizi sasirdik” ifadeleri bu bakis açisini tanimlar. Bu anababalar içindisiplin, acil durumlarda dokunulmasi gereken bir alarm dügmesidir. Böyle birdisiplin anlayisi egitici degil cezalandiricidir. Önceden bir hazirlik yoktur,olay aninda tepkisel yaklasilir. Bu duruma gelmemek için disiplin, yasamin birparçasi olarak görülmeli, “sorunlari önceden önlemek için neler yapmamizgerekiyor” sorusuna yanit aranmalidir. Anababalarin etkili ve kesin sinirlar koyamamasinin bir nedeni de çocuklarininsevgisini kaybetme korkularidir. Çocuklar anababanin bu korkusunu hissederlerve sinirlarla karsilastiklarinda onlari sevmemekle tehdit ederler. “sen kötübir annesin, senden nefret ediyorum”, “çok acimazsizsin, beni hiç sevmiyorsun”gibi cümlelerle annebabaya geri adim attirmayi basarirlar. Hiçbir çocuksinirlari isteyerek, memnuniyetle kabul etmez. Çocugun kural koyan anababaya“Bu kurallari benim iyiligim için koydugunuzu biliyorum, iyi ki kurallarinizvar” demesini beklemek yanlistir. Anababa olmanin zor taraflarindan birisi dekonulan kurallar nedeniyle çocugun kizgin olmasini tolore edebilmek ve geriadim atmamaktir. Çocuguyla yakin iliski kurmayi onunla “arkadas” gibi olmaklakaristiran anababalar da vardir. Arkadaslik iliskisinde esitlik vardir,taraflar biribirlerine öneride bulunabilir, kararlar uzlasarak alinir, yaptirimyoktur. Önerilen sey istenirse yapiluir, istenmezse yapilmaz. Oysa çocuklariçin evde tutarli kurallar ve sinirlar koyan, sevgi ve destek veren bir anababagereklidir. Anababa sinirini koymali, çok memnun olmasa bile uygulamaya devametmelidir. Disiplin Için Önemli Ilkeler 1. Tutarlilik disiplin için en önemli ilkelerden biridir. Anababa çocugu uygunolmayan bir istegine birkaç kez “Hayir” dedikten sonra sonunda “Evet” diyorsa,çocuk israr etmesinin ise yaradigini ögrenecektir. 2. Anababanin sözbirligi ve isbirlig yapmasi disiplin için gereklidir. Anneçocuga “Disari çikmadan önce oyuncaklarini topla” dediginde baba “Birak gitsin,arkadaslari bekliyor” diyorsa çocuk isine gelen kuarali dinleyecektir. 3. Anababa davranislariyla çocuga örnek oldugunu unutmamalidir. Anne babaögrettikleri kurallari kendileinin de sergiliyor olmasi gerekir. Kardesinevurdugu için çocugunu döven bir baba “kimsenin kimseye vurmamasi gerekir”kuralini önce kendisi bozmus olur. Çocuklar anababalarin birbirilerine nasildavrandiklarini gözlemlerler. Esini sürekli elestiren ya da ona alayci birsekilde yaklasan bir babanin yaninda çocugun kardesine olumlu ve saygilidavranmasi beklenemez. Anne babalarin, çocuklarina karsi tutumlarini etkileyen baslica faktörler söylesiralanabilir: Anne ve babanin zihinlerinde nasil bir çocuk istedijkleri konusunda, dahadogumdan önce hayali bir çocuk kavrami olusur. Dünyaya gelen çocuk, anne vebabanin beklentilerine uygun iolmadigi takdirde, olusan kiriklik sonucu, annebabada red etme tavri gelisir. Toplumun kültürel degerleri, çocuklarini yetistirme konusunda anne-babalarintutumlarini etkiler. Çocuklarin sayisi, cinsiyeti ve kisilik özellikleri anne-babanin tutumlarinietkiler (uyaran çocuk anne-babanin dikkatini daha çok çeker, kendisiyleilgilendirir). Bütün bunlarin disinda, anne-babanin kendi çocukluk yillarindaki deneyimleri,simdiki tutumlarinda etkili olabilir. Çocukluk yillarinda kendi anne babasiylasaglikli bir etkilesim kuramayan, yeterli sevgi göremeyen bir baba ya da gençkizlik yillarinda asiri baski altinda büyümüs bir annenin tutumlari, bu kötüdeneyimler nedeniyle olumsuz olabilir. Yine aile içinde esler arasindaki iliski, çocuklara karsi takinilan tavrietkileyen bir baska faktördür. Örnegin, esiyle anlasamayan, mutsuz bir anne,tüm sevgisini çocuguna vererek onunla asiri derecede bütünlesebildigi gibi, tamtersine, saldirgan bir tutuma da bürünebilir.
|