Üye Girisi






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Ana Sayfa
Güç ve Sifir
Felsefe, düsünen insani kaotik bir ortama sürükleyen bir kavram olarak karsimiza çikmaktadir ve düsüncelerimizde birbirleriyle çarpisan tez ve anti-tezlerin bir yumagi olarak yer almaktadir. Düsünebildigimiz her teze karsin beynimizde ürettigimiz anti-tezlerin aninda sekillenmesi sonucunda kendimizi bir kaos ortaminda bulabiliriz.
 
Bilgi Kavraminin Tanimi
Önce “Bilgi” kavramiyla neyi kast ettigimi net bir sekilde belirteyim. Bir sakul düsünün. Bildiginiz gibi, sakul hep yerin merkezine dogru yönelir. Peki yerin merkezi ne demek? Su demek: Gravite veya yer çekimi denilen güç sistemi vardir; ve bu güç sistemiyle tüm maddeler birbirlerini kütleleriyle dogru orantili, aralarindaki mesafenin karesiyle ters orantili olacak sekilde (f=m1 x m2/r2) çekerler!
 
Aydinlanma Nedir?
Aydinlanma , insanin kendi suçu ile düsmüs oldugu bir ergin olmama durumundan kurtulmasidir. Bu ergin olmayis durumu ise, insanin kendi aklini bir baskasinin kilavuzluguna basvurmaksizin kullanamayisidir. Iste bu ergin olmayisa insan kendi suçu ile düsmüstür; bunun nedenini de aklin kendisinde degil, fakat aklini baskasinin kilavuzlugu ve yardimi olmaksizin kullanmak kararliligini ve yürekliligini gösteremeyen insanda aramalidir Sapare Aude! Aklini kendin kullanmak cesaretini göster! Sözü simdi Aydinlanmanin parolasi olmaktadir.
 
Bilim Tarihi Düsüncesi
Bilim tarihini bilimin içinde kalarak izlemenin sayisiz yararlari olmakla birlikte, eger tarihsel süreç içinde o tarihle birlikte nelerin de düsünülmüs oldugu da göz önüne alinirsa salt empirik bir yönelisin bu tarihe bir anlam kazandirabilecegini düsünmek oldukça sorunludur. Her hangi bir alandaki olgu(!) incelemesinin, o olgu alanini temellendiren anlayis ve görüs perspektifleri dikkate alinmazsa dokümanter bir inceleme olmaktan kurtulamaz.
 
Analitik Felsefe
Analitik felsefe pozitivizmin 20. yüzyilda çagdas bir görünüm almis seklidir. Neo-pozitivizm ya da mantikçi pozitivizm olarak da bilinen bu anlayisa göre felsefenin asil ugras alani dildir.
 
Bilgi Felsefesinin Konusu
Akil ve sezgi gibi yetiler gerçekten insan zihninde var midir? Varsa, görünüslerin ötesinde kalan varligi bilmemizi saglayabilirler mi? türünden sorular bilgi felsefesinin konusunu olusturur.
 
Descartes'in Bir Mektubundan Alinti
Prenses Elisabeth'e Egmond, 6 ekim 1645 Madam, Bazen söyle bir süpheye düstügüm oluyor: elimizde bulunan nimetleri oldugundan daha büyük ve daha degerli hayal ederek, elimizde bulunmayan nimetleri de bilmeyerek veya gözden geçirmek için üzerinde durmayarak, memnun ve neseli olmak mi yoksa her ikisinin de gerçek degerini tanimak için, fazla bilgili ve düsünceli olarak, kederli olmak mi daha iyidir?
 
Felsefe ve Dinin Tanimi
a) Felsefenin tanimi: Kavram olarak felsefe üzerinde birçok felsefecinin birlestigi tek bir tanimi bulmak oldukça zordur. Felsefe aslinda akla dayali bir çaba olarak bir anlamda ‘mytos’tan’ ‘logos’a’ geçistir. Insanin dogasi, dogal yasantisi ve bunlara bagli güçlükler, problemler ve sorular felsefi düsüncenin kaynagini olusturur. Felsefe bilgeliktir, bilgiyi elde etmeye çalismaktir.
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 55 - 72 Toplam: 228

Anket

Megabilim.com içerigini yeterli buluyor musunuz?
 

Who's Online

Şuanda 2 misafir bağlı