|
Heredot’un anlattiklarina göre eski Yunan’da sifreli bir mesaj gönderilmek istendiginde, kölelerin kafa derisi üzerinde mesajlar aktarilmaktaydi. Önce bir kölenin kafasi tras edilir, daha sonra da ilgili mesaj kafasina kazinir ve saçlarinin uzamasi beklenirdi. Birkaç ay sonra da köle, hedefine dogru yola çikar ve gittigi yerde tekrar kafasi tras edilerek mesaj okunurdu. Artik ne kölelerimiz ne de aylar boyu bekleyecek zamanimiz var. Ayrica pek zarif bir fikir olmayan bu yöntem yerine gelisen zaman içerisinde pek çok yeni yöntem kesfedilmistir. Örnegin Roma imparatoru Julius Sezar generallerine gönderdigi mesajlarin okunmamasi için üç yana kaydirma mantigini kullanan bir sifreleme yöntemi gelistirmistir. Sezar, mesajlarindaki yazilarda, örnegin “A” harfi yerine “D”, “B” harfi yerine “E” kullanmaktaydi. Oldukça basit ve hedefine ulasan bu yöntem o çagin sartlari için yeterli olmustur. Gelisen zaman içerisinde degisen sifreleme yöntemleri birbirini izlemis, kimi zaman çözülen bir sifre imparatorluklarin kaderini degistirmistir. Örnegin 1587 yilinda Ingiliz Kraliçesini devirmek için adamlariyla haberlesmede kullandigi basit degistirme yöntemi çözülen Iskoçya Kraliçesi, bu hatasini idam edilerek ödemistir. 1. Dünya savasinda Almanlarin çözmemesi için bir Amerikan Telefon ve Telgraf sirketinden bir çalisan olan Gilbert Vernam tarafindan hazirlanan “bir kerelik bloknot” yöntemi, savas boyunca Amerika Birlesik Devletleri’nin mesaj güvenligini saglamistir. Bu sistemde sifrelenecek metin ASCII kodundaki karakterlere dönüstürülür ve bir kez sifreyi çözmede kullanilacak gizli anahtar, mesaji okuyan kisi tarafindan imha edilirdi. Böylece tek seferlik mesajlasmalar güvenli bir iletisimi olustururdu. 2. Dünya savasinda ise filmlere konu olan Enigma makinesi Almanlarin en güvendigi sifreleme teknigiydi, ta ki; Ruslara esir düsen bir Alman savas gemisinde ele geçirilen Enigma makinesinin Ingilizlere sifre kiricilar tarafindan çözülmesi, savasin kaderini degistirmistir. Almanlarin tüm haberlesmesini dinleyen Ingilizler, bu bilgi ile uzun süre Almanlarin ne yapacaklarini erkenden ögrenip ona göre taktik hazirlama sansina sahip olmuslardir. Enigma makinesi temel olarak; klavyesinden girilen karakterlerin makine içerisinde birbiri ile degisik sekillerde algoritma olusturacak sekillerde yazilari kodlayan üç adet diskten olusmaktaydi. Enigma’daki diskler Almanlar tarafindan önce 5’e ve daha sonra da 8’e çikarilmistir. Ancak büün bu tedbirler Ingilizlerin ilk bilgisayarlarin atalarindan olan, IBM bilgisayar sistemi ile kodlari çözmesini engelleyemedi. Enigma’nin sifresinin çözülmesi ile bilgisayarlari yakinlastiran bu süreç, sonraki zamanlarda bilgisayarlarin sifreleme islemlerinde daha çok kullanilmasi ve günümüzde de vazgeçilmez bir parçasi olma durumunu getirmistir. Günümüz bilgisayar destekli sifreleme teknikleri oldukça, yüksek bilgi gerektiren karmasik güvenlik önlemleriyle yogrulmus teknikler içerir. Her biri bir öncekinden daha güvenli oldugunu iddia ederken, her geçen gün bir öncekinin nasil sifresinin nasil kirildigina sahit olmaktayiz. Dolayisiyla ögrendigimiz temel yöntem teorik olarak hiçbir sifreleme yönteminin kirilamaz olmadigi ve sonlu bir süre sonunda sifresinin çözülecegidir. Belki 1 ay belki 1000 ay sonra ama mutlaka tüm sifrelerin çözülebilecegi unutulmamasi daima tavsiye olunmakta. Bu yazida bu sifreleme yöntemlerinden biz kullanicilar için en etkili kullanilacak alan olan evimizdeki, isyerimizdeki dosya ve klasörlerimizin sifrelenerek korunmasiyla ilgili yazilimlardir. Her birimizin basit ve kullanisli bir teknikle, süpheli gözlerden saklanmasini isteyecegimiz dokümanlar bulunabilir. Örnegin isyerindeki bir satis raporu, veya sevgilimize yazdigimiz bir siirin, bilgisayarimizi kullanan diger kisilerce görünmesini istememek en dogal hakkimiz! Yalniz dikkat edilmesi gereken en temel nokta, hangi programi kullanirsak kullanalim, sifrelemekte kullandigimiz bir parola mutlaka olacaktir. Bu parolayi asla unutmamali ve baskalarinin görebilecegi ortalik bir yerde bulundurmamaliyiz. Yoksa bütün bu karmasik matematiksel formüllere dayanan sifreleme mantiginin temelinde yatan “insan” faktörü devreye girer ve sifremiz çözülür! Klasik Sifreleme Teknikleri Tarih içerisinde degisik teknikler kullanilarak sifreli mesajlar iletilmeye çalisilmistir. Bir dönem uygulanan kölelerin kafasina kazilan yazilarla mesajlasma haricinde, su teknikler de kullanilmaktaydi; Harf Isaretleme: Bir yazi içerisindeki bazi karakterlerin daha derin kazilmasiyla ancak belli bir açidan gelecek isikla okunan yazilar. Görünmez Mürekkep: Belirli bir isida veya kimyasal bir siviya batirilarak okunur hale gelen yazilar. Igne Delikleri: Yazidaki belirli karakterler igne ile delinerek isaretlenmesi temeline dayaniyordu. Sezar Teknigi: Bilinen en eski “yerine koyma“ teknigidir. Her harf alfabedeki kendinden üç sonraki harfin yerine konularak yazismalar yapilmaktaydi.
|