|
Atomun Yapisi Nasil Aydinlatildi? |
|
|
|
Newton zamanindaki atom modeli küçük, sert ve dayanikli bir küre seklindeydi. Dalton'un kafasindaki atom da bundan farkli degildi. Bu öykü , oldukça ilginç. "Atom" sözcügü, parçalanamayan anlaminda Yunanca "atomos" sözcügünden geliyor. Bir zamanlar atomlar, maddenin parçalanamayan temel yapi taslari olarak düsünülüyordu. Elinize aldiginiz bir maddeyi bölmeye baslayip devam ettiginizi düsünün. Bir bakir teli alalim ve onu sürekli bölelim. Peki nereye kadar? Sanki bunu yapan insanin bir sabir siniri var: iste o sinir atomlar. Öyle ya bakiri, bakir yapan bir alt limit parça olmali. Iste o, bakir atomu. Bu siniri, yani bölünemez atom kavramini fazlaca küçümsemeyin. Bugün atomun parçalanabilecegini biliyoruz. Ama bunu daha çok yeni zamanlarda, 20. yüzyilin ortalarinda ögrendik. Atom, kendisi proton, nötron ve elektron denen üç temel parçaciktan olusuyor. Iyi de bunun böyle oldugu nasil anlasildi? Atomun içine yolculugun yollarini atomun parçaciklari aydinlatti. Madde isik, madde elektrik iliskileri ve radyoaktifligin anlasilmasi,atomun yapisinin aydinlatilmasini sagladi.
Konuyu, çesitli yönleriyle düsünmeniz için bir gerçegi daha eklemeliyim. Atomun kimya alaninda ortaya çikmasi 1803 gibi erken bir tarihte gerçeklesmesine karsin, fizikçilerin bunu kabul etmesi, 1913 Bohr Kuramina dek sürebilmistir! Bu “tarihsel gerçek”, kimyacilarin atomunu yapisini aydinlatmada pek katkisi olmadigini iddia eden fizikçilerin özellikle bilmesi gereken bir olgudur!... Radyoaktiflik Ne Demektir? Tarihin en büyük rastlantisal (tesadüfi) kesiflerinden biri, 1896 yilinda yapildi: H.Becqerel ( 1852-1908) uranyum tuzu kristallerinin isin yayinladigini tesadüfen gördü. Isiga karsi korunmus olmasina karsin fotograf plagini bu maddeden yayilan isimanin kararttigini gördü. Kontrollü olarak pek çok gözlem yapti. Kristalden, hiçbir uyari almaksizin isin yayinlandigini ve bunun yeni tip bir isima oldugunu saptadi. Uranyumun kendiliginden radyasyon yayinlama olayi, kisa bir zaman sonra radyoaktiflik olarak adlandirildi. Diger arastiricilar da bazi maddelerin radyoaktif olduklarini gösterdiler. Bu tür çalismalar içinde en anlamli arastirma Marie ve Pierre Curie tarafindan yapilmistir. Radyoaktif bir cevher (filiz) olan pitchblend'in tonlarcasi, uzun yillar süren dikkatli ve yorucu kimyasal aritma islemlerine tabi tutuldu. Sonuçta, her ikisi de radyoaktif olan ve daha önce bilinmeyen iki yeni elementin varligi Curie'ler tarafindan rapor edildi. Bu elementler, polonyum ve radyum olarak adlandirildi. Rutherford'un saçilmasi ile ilgili ünlü çalismasi dahil, sonraki tüm deneyler radyoaktifligin, kararsiz atom çekirdeklerinin bozunmasi sonucu olustugunu gösterdi. Bir elementin kendiliginden, hiçbir dis etkiye bagli olmaksizin baska bir elemente dönüsmesidir radyoaktiflik. Uranyumun tüm izotoplari radyoaktiftir. Alfa ve beta parçaciklari yayarak kursun izotoplarina dönüsürler. Bu özellik, sicakliga, basinca, katalizöre ve baska çevre kosullarina bagli degildir. Her radyoaktif maddenin bir yari ömrü ya da yarilanma süresi vardir. Örnegin uranyum-238 in kursun-206' ya dönüsmesinin yari ömrü 4.5 milyar yildir. Yani su anda elinizde 1 gram uranyum varsa, bu 4.5 milyar yil önce 2 gramdi. Kayalarin içindeki uranyum-238 ve kursun-206 oranlarindan yararlanilarak o kayalarin yaslari belirtilebilir.
|