Ana Sayfa arrow Iktisat arrow Rusya Ekonomik Krizleri
Rusya Ekonomik Krizleri PDF Yazdır E-posta
Yüzde 2000'i askin enflasyon!!! Dile kolay.1992'de Rusya kendisini böylesine korkunç - korkunç kelimesi bile yetmiyor ekonomik cinnet demek belki daha dogru - ekonomik cinnetin içinde buldu. 1991 sonbahar ve kisinda Moskova'yi ziyaret edenler hatirlayacaklardir: gida marketlerinin bombos raflarini, uzayan kuyruklari, karlarin üzerinde kivrilip kalan aç Moskovalilari. Seker, tuz, patates, sabun hatta kibrit bile karneye baglanmis, karaborsa almis yürümüstü.Iki salgam, birkaç havuç dört kisilik bir ailenin bir haftalik yiyecegi...

1991-92  Rusya'nin  Ikinci Dünya Savasindan bu yana yasadigi en feci  süreç oldu.

Oysa, tabiatin çok cömert davrandigi bir ülke Rusya. Petrol, elmas, altin, bakir, manganez, alüminyum hidroksit, uranyum, gümüs, platin, grafit üretiminde dünyanin en büyüklerinden. Ve bunlar dünyanin talep ettigi, aninda nakit ödemeye hazir oldugu servetler.   Buna ilaveten, kimya sanayinde, uzay sanayiinde dünyanin en önde gelen üreticilerinden.  Çelik üretiminde Japonya'dan sonra, dünya ikincisi.

O yil,  Rusya'nin Cumhurbaskani Boris Nikolayeviç Yeltsin,  Sovyetler Birliginin Baskani ise  Mikhail Sergeyevich Gorbaçov'du.   Gorbaçov iktidarini tanimlayan iki kavram: "Glastnost" açiklik,  ve "perestroika" yeniden yapilanma.  Yeltsin,  Gorbaçov'un reformlariyla yetinmeyen,  Parti toplantilarinda onu isleri agirdan almakla suçlayan enerjik adam. Kendilerini reformlara adamis iki lider,  iki güçlü kisilik.  Buna karsin, dagilmak üzereymis gibi duran bir ülke ve acil önlemlerin alinmasini  zaruri
kilan kitlik, yokluklar.

2 Ocak 1992, hükümetin dondura geldigi  fiyatlari serbest biraktigi gün.  2 Ocak 1992  tarihe  Rusya'nin serbest pazar ekonomisine adim attigi,  Rus kapitalizminin tohumlarinin ekildigi gün  olarak geçti.  "Rus kapitalizmi" diye vurguluyorum, çünkü  sonraki yillarda "kapitalizm"in  bir de  "Rus" çesitlemesi oldugundan bahsedilir oldu.

Bazilarina göre, Rus kapitalizmi, "kauçuk baronlari" denilen sömürge patronlari benzeri  zalim isverenler, hükümetin yerini almis devasa bir mafya,  herkesi kapsayan hirsizlik, ekonomik tikanma, küçük bir azinligin görgüsüz lüks tüketimine karsi milyonlarca insanin yoksullasmasindan ibaret bir sistemdi.

Öte yandan Leon Aron gibi diger bazi uzmanlara göre bu çizilen kaba bir resimdir ve gerçekleri anlatmiyor.  Böyle düsünenlere göre,  Rus kapitalizmi çeliskilerle malûl olmakla beraber, giderek güçlenmekte,  Rus toplumuna  az sayida da olsa nitelikli katkilar saglamaktadir.  Rus kapitalizmin henüz çok yeni olduguna isaret ediliyor, ve kaldi ki, deniyor,  Rus kapitalizminin ekildigi topragin türü çok farkli.

Bir kere, yeni Rusya'nin devraldigi  Sovyet ekonomik ve siyasi mirasi, çagdas piyasa ekonomisinin isleyisine  bütünüyle ters düsen bir mirastir. Ikincisi, kapitalizme geçis, ekonomik ve siyasi sartlarin çok agir oldugu bir zamana denk gelmistir.  "Uygar kapitalizm"in  - gelismis ülkelerin kapitalizmine "uygar kapitalizm"  deniyor! - uygar kapitalizmin kurumsal, toplumsal ve yasal,  meselâ, ticaret kanunu, kontrat, tarafsiz mahkemeler gibi  yasal  temellerinin atilmasina vakit kalmamis,  ekonomik kararlar üzerinde uzun boylu düsünülemeden,  alelacele alinmak zorunda kalinmistir. Üçüncüsü, Bati'da demokrasi, özel mülkiyet ve kapitalizm yerlestikten yüzyillar sonra geldiydi, ama Rusya'da tam tersi oldu: ortaya  önce
demokrasi sonra kapitalizm gibi bir durum çikti.  Ve dördüncüsü, Rusya'nin bu yeni devrimi  "kadife eldivenli" dedikleri türden bir devrimdi. Komünizmden kapitalizme geçiste tek bir kursun atilmadi. Sovyet nomenklaturasi  siyasi gücünü,  ekonomik güçle takas etti ve sustu.

"Nomenklatura" Rusça bir kelime,  Türkçe karsiligi ekâbir olabilir. Uluslararasi literatürde komünist ülkelerin ayricalikli  seçkin bürokratlari anlaminda kullaniliyor.

Nomenklatura, devletin idare edegeldikleri varliklarini kendi üstüne geçirdi,  fiili  sahibi oldu.  Böylece  Rus ulusal servetinin yönetimi, ülkenin ekonomik hakim sinifinin  - sanayi "nomenklatura"sinin - eline
geçti.

Yeni Rusya,  bir de Sovyetler ve Sovyetler öncesinden gelen dört yüz yillik bir çarist "devlet baba" gelenegi ile hallesmek durumundaydi.

"Devlet baba" geleneginde siyasi otorite sadece ulusun ekonomisini degil, bireylerin mülklerini de idare eder.  Bu, çarlik  Rusya'sinda böyleydi. Daha sonra Bolsevikler devraldiginda özel mülkiyet kavrami tamamen ortadan kalkinca,  devlet baba sistemi  daha da yerlesti.

Rus "devlet baba" sisteminin bir diger yönü, Rus devleti ile Rus vatandaslari arasinda "toplumsal kontrat" denilen bir mutabakatin olmamasidir. Yani, Rus vatandaslari Rus devletini bir baba, bir patron
olarak görmege kurgulanmislardi, hiçbir zaman "bir ortak" olarak degil. Yasalara  devletten  korktuklari için uyuyorlardi,  özgür iradeleriyle kabul ettikleri toplumsal kurallar olduklari için degil.  Yine Leon Aron'a göre, Rus halki  öylesine haksiz, öylesine akildisi yasalara, öylesine uzun yillar muhatap olmuslardi ki,  sosyalist sistemin çökmesiyle birlikte adeta zincirlerini kirdilar  ve  birkaç yil içinde hiçbir kural tanimayan bir ulus olup çiktilar.

Bireysellikleri yirticiliga dönüstü. Özel alanlarini kiskançlikla korurken, çikarlarini her ne pahasina olursa olsun gerçeklestirmenin pesine düstüler. Devletle iliskileri bir yandan mutlak bir bagimlilik, öte yandan devlete içerleme, güvenmeme hatta husumet duyma seklinde gelisti.  Sadece devlete de degil,  herhangi bir örgütlü siyasi güce ayni duygularla yaklasir oldular.

Ünlü bir Rus siyaset sosyologu,  Igor Kliamkin'in demesiyle,  "komünist ortakçilik, baskasina hak tanimayan bireycilige" dönüstü.

Anlata geldigim bu ruh halinin konumuz açisindan önemi, Rusya'da kamuya ait olan varliklarin yagmalanmasindadir.  Yeni yeni güçlenen hirsli ve yoksul Rus  girisimcileri, devletin  satin alinmaya hazir bürokratlar tarafindan temsil edilen zenginliklerine  lisanslar, kotalar, krediler araciligi ile el attilar.  Yolsuzluk ve organize suç böyle ortaya çikti.  Ve anlasilan ne Rusya kadar zengin baska bir devlet vardi, ne de yeni yetme Rus girisimcileri kadar fütursuz kapitalistler.

Sonuçta,  bütçe açigi  Gayrisafi Milli Hasilanin %7.5'ini buldu. Vergi kaçagi dev boyutlardaydi.  Devletin harcamalarini kismasi, tasarrufa gitmesi varolan sistem çerçevesinde fevkalade güçtü.  Çünkü büyük Rus ordusunun masraflari bir yana,  milyonlarca sanayi isçisinin ücretleri de devlet bütçesinden ödeniyordu.  Dahasi,  yine Sovyetler'den kalma bir miras geregi, devlet  vatandaslarinin kira ve elektrik, su, isinma, telefon  giderlerini desteklemekle yükümlüydü.  Hem de ne destek! Ortalama bir Rus ailesi  kira ve diger giderlerinin sadece %3'ünü kendisi karsiliyordu.  Rus devletinin kira vb. sübvansiyonlara  ödedigi para, savunma bütçesinden daha fazlaydi.

Bir yanda ölümcül yara almis sosyalist sistem,  öte yanda islemeyen kapitalist sistem... Rusya bunlarin ikisinin arasinda kaldi.  Ekonomi %13 küçüldü,  bütçe açiklari %30 büyüdü,  hazine bosaldi,  ruble %86 deger kaybetti, enflasyon %138'e tirmandi.  Ticaret ancak takas seklinde sürdürülebilir hale geldi.  Rus dis ticaret bankasi Vnesheconombank iflasini ilan ettigi tarih, Ekim, 1991.

Acil önlemler paketinin birinci maddesi,  fiyatlarin serbest birakilmasi, ikincisi  özellestirmeydi. Birincisinin nedeni belli: ürünlerin gerçek fiyatlarinin pazarda, arz-talep uyarinca, saptanmasina imkân tanimak, böylece üreticinin önünü görmesini saglamak.  Özellestirme ile yapilmak istenen de Rusya'nin  çökmüs oturan dev sanayi altyapisini harekete geçirmek.  Özellestirme, 1992-1995 ve 1995-1996 olmak üzere iki etapta ele alindi.

Simdi, tecrübesizlikten dogan hatalar, suistimaller bir yana - Rusya'da mahalleler  dahil, her sey devlete aitti.  144 milyon nüfuslu bir ülkede bir mahalle nasil özellestirilir?  Diye düsünürsek, nasil dertli bir is
oldugunu anlariz! Dahasi, Rusya'da her sey herkese ait oldugundan bir mahalledeki bir evin ülkenin nüfusu kadar sahibi vardi!  Öyle zaman oldu ki, Ruslar, çoluk çocuk herkese 144 milyon ortaklik belgesi dagitmak zorunda kaldilar!  Içinden çikilamaz bir hal aldi!  Böyle olunca,  özellestirilecek
kurumlari eski yöneticilerine verip kurtulmak  evlâ göründü.  Öyle yaptilar. Bu defa da isletmecilikle uzaktan yakindan ilgisi olmayan bürokratlarin yönetim kurulu baskani olduklari sirketimsi seyler ortaya çikti.  Bu eski müdür yeni isletmecilerin özellestirmenin asil amaci olan  verimliligi saglamalari mümkün degildi.

Hükümet bu defa satmayi denedi.  En iyi durumda olan kamu sirketlerinden basladilar -1995-1996 dönemi - ancak, yabanci sermaye Rusya'daki karmasadan ve enflasyondan yilmisti,  yerli sermaye yok gibiydi.  Ihaleye çikan sirketler, degerlerinin çok  altina, üstelik siyasi nüfuzunu en iyi kullananlara gitti.  Sabri tasan Yeltsin,  Basbakan Cherneomyrdin'in bakanlar kurulu lâv etti, yerine adi hemen hiç duyulmamis Kiriyenko'yu atadi.  23 Mart 1998.

Bu tarih ayni zamanda Güneyasya Kaplanlarinin kaynadigi tarih. Bir de üstüne petrol fiyatlari düsünce,  piyasalar büsbütün karisti.  Öyle ki, Rusya'nin en büyük petrol sirketlerinden birisi olan Rosneft 26 Mayis'ta satisa çikarildiginda alici bulamadi.  IMF'nin 670 milyon dolarlik kredi ile devreye girmesi borsayi yükseltmeye yetmedi.

1998 Temmuzunda  uluslararasi piyasadan, yani özel finansman sirketlerinden, 22.6 milyar dolar bulundu.  Bunu  IMF'nin 11.2 milyarlik kredisi izledi. Borsa yükseldi ancak bu defa da  ünlü uluslararasi yatirimci George Soros'un demeci patladi: Soros, Rusya'nin rubleyi devalue etmesi gerektigini
söylüyordu.  George Soros kim? George Soros, Soros Yatirim Isletmesi isimli bir sirketin sahibi.  Güneydogu Asya'dan, Avrupa'ya, Latin Amerika'ya kadar dünyanin dört bir yaninda milyarlarca dolarlik yatirimlari var.  Bu konumu nedeniyle dünya para piyasalarinda söz sahibi. Bir demeci piyasalari
harekete geçirmeye yetiyor. 1930 Macaristan dogumlu, 1956'dan beri Amerikan vatandasi.

Krizin patladigi 1998'de Soros'un bir milyar dolari Svyazinvest isimli bir telekomünikasyon sirketinde bagliydi. Nitekim ayni yilin Agustosunda Soros kuruluslari, Rusya' yatirimlarindan 2 milyar dolar kaybettiklerini açikladilar.

George Soros'un demeci borsanin çakilmasina yetti!  13 Agustos.  Basbakanin hazinenin iyi durumda olduguna iliskin sözleri fayda etmedi.  Yeltsin'in asla devaluasyon yapmayacagina yemin etmesi de fayda etmedi.

Zaten Yeltsin'in yemininden dört gün sonra 17 Agustos'ta Hükümet rublenin degerini düsürmek zorunda kaldi. Ayrica,  bankalarin yabancilara olan borç ödemelerini 90 gün süreyle ertelemeleri istedi.

Basin, "Yeltsin ruble ile beraber kendi degerini de devalue etti" diye ayaga kalkti.  Ekonomi Basdanismani istifa etti.  Rus halki ellerindeki rubleleri dolara çevirmek için ugrasti.   Yeltsin bu defa da Kiriyenko'yu azletti, Chernomyrdin'i yeniden basa getirdi.  Ama rubleyi son dört yilin en büyük
deger kaybini yasamaktan kurtaramadi.  Ayni gün,  Yeltsin ve Chernomyrdin 40 milyar dolari bulan iç borç ödemesinin ertelendigini ilân ettiler.  Bu aslinda Hükümetin borçlarini ödeyemeyecegini söylemesi anlamina geliyordu. Ertesi gün, Merkez Bankasi,  rezervlerinin eridigini,  rubleyi desteklemek
için bundan böyle dolar satmayacagini açikladi.  Ruble,  bir daha deger kaybetti.  Rus halki  tasarruflarini çekmek için bankalara kosustu. Dükkanlar mallarini yeniden fiyatlandirmak üzere kapandilar.  Yeltsin keza. Cumhurbaskani iki gün ise gelmezken,  Merkez Bankasi da tüm islemleri
durdurdugunu  ilân etti.

1999 dünyada petrol ve maden fiyatlarinin arttigi yil.  Degeri düsük ruble ve artan fiyatlar ihracatin yükselmesine yardimci oldu, durum bir yil öncesine göre az da olsa bir gelisme gösterdi.  Buna ragmen 1999 yili Gayri safi milli hasilasi 1990 yili gayrisafi milli hasilasinin sadece %59'u kadardi. Dokuz yil içinde Ruslar, gelirlerinin %40'i kaybetmislerdi.  Rus Devlet Istatistik Komitesi rakamlarina göre sanayi üretimindeki düsüs yari yariya. 1990 üretiminin %55'i.  Diger bazi kaynaklara göre bu iyimser bir rakam.

IMF'nin sart kostugu yasalarin çikartilmasi '99 Temmuz'unu buldu. IMF bunun üzerine 4.5 milyar dolar kredi vermeyi kabul etti. Ama tabii bu Rusya'nin IMF'den aldigi ilk kredi degildi, para  öncelikle aldigi diger kredileri ödemekte kullanilacakti.  IMF muhaliflerinin "dis borçlarin yenilenmesi" dedikleri durum.  IMF ayrica yeniden yapilanmayi sart kostu ki, bu Rusya'nin durumunda yüzlerce yillik bir sistemin degistirilmesi demek!

Son bir not:  2000 itibariyle Rusya'nin borcu 15 milyar dolardan fazla.  Ve bu IMF'nin verdigi en büyük borç!
Yorum (0)Add Comment

Yorum yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy
 
< Önceki

Anket

Megabilim.com içerigini yeterli buluyor musunuz?