|
Amerikan ekonomik düsünce tarihinde, Thorstein Veblen, John Commons ve Wesley Clair Mitchell’in kurmus olduklari kurumcu (enstitüsyonalist) ekonomi okulunda, kuruculari izleyen ekonomistlerin olusturduklari kusaklardir. En taninmis neo-kurumcular (neo-enstitüsyonalistler) Richard Ely, J.M. Clark, Rexford Guy Tugwell ve Gardiner Means’tir. Walton Hamilton, Robert Hoxie, Selig Perlman, A.B. Wolfe, Morris Copeland ve Edwin Witte gibi diger bazi ekonomistler de bu akima dahildir. 1972 yilinda Allan Gruchy, neo-kurumcular kelimesini ikinci kusak kurumcular olan John Kenneth Galbraith, Clarence Ayres, Gunnar Myrdal ve Gerhard Colm için kullanmistir. Bugün Evrimci Ekonomi Dernegi’nin çikarmakta oldugu "Journal of Economic Issues" adli degiyi çikaranlar ve yazi yazanlarin büyük bir kismi kurumcu görüsleri açiklamaya ve gelistirmeye çalismaktadirlar. Bazi kimseler, bugünkü kurumculugun bir anlam ifade etmedigini, esas olarak ilk üç kurumcunun gerçek hareketi temsil ettigini iddia etmektedir. Paul Samuelson, bu görüsü savunmakta ve gerçek kurumculugun 40 yil önce sona ermis oldugunu iddia etmektedir. Diger taraftan kurumcularin birçok fikirlerinin ve konularinin ekonomik düsünce akimina girmis oldugunu iddia edenler de vardir. Ekonomik kalkinma ile ilgilenen ekonomistlerin ekonomik kararlarin çerçevesini olusturan kurumsal yapi üzerinde durmalari, kurumcularin ekonomik analizde görmek istedikleri gelismelere uygun bulunmaktadir. Insan hayatinin degeri, kalkinma ve büyümenin çevreye maliyeti, ekonomik faaliyetin moden dünyaya verdigi sekil kurumcularin ekonomik kalkinma büyümeden ziyade ekonominin ilerlemesi ve düzelmesi üzerinde durmalarinin isabetini dogrulamistir. Gerek ilk kurumcular, gerekse neo-kurumcular, ekonomik karar verme sürecini kültürel ve toplumsal çerçevenin içinde incelemektedir. Kurumculuk, ayni zamanda klasik ve neo-klasik ekonomik teorinin varsayim ve perspektiflerine cephe alan bir hareket sayilmistir. Bu bakimdan basta Gustav Schmoller olmak üzere akimin savunuculari, Alman Tarihçi Okulu’nun ve Ütopist Sosyalistler’in fikirlerini yansitmaktadir. Neo-kurumcular ise kurumculugun yalniz muhalefet olmadigini iddia etmektedirler. Kurumculugun esasi, kaynaklarin nasil kullanilacagi konusunda toplumda olusan tercihleri sekillendirmeyi ve ifade etmeyi ekonomiye dahil etmeleridir. Toplumsal degerlerin olustugu ve kaynaklarla ilgili kararlarin alindigi bu karsilikli etkilesim süreci kurumculugun en ayirici özelligidir. Öteki ekonomi okullarinda bu özellik yoktur. Kurumculuk, statik ve denge üzerinde degil, süreçler ve evrim üzerinde durmaktadir. Ekonomik karar vermeye katkilarin dogal slarti uyum degil, çatismadir. Kurumculara göre politik ekonomi, piyasalari ve fiyatlari yüzeysel bir sekilde incelemekte, modern toplumsal degerlerin kaynak dagilimi sürecinde yansitilmasini ihmal etmektedir. Kurumculara göre önemli olan fiyatlarin nasil olustugu degil, degerlerin nasil olustugu ve degerlendirme sisteminin zaman içinde nasil degistigidir. Bu itibarla kurumcular, kalkinma ve büyümeden çok, ekonomik ilerlemenin, ilerleme fikirlerinin nasil olustugu ve nasil degistigi ile ilgilenirler. Bu fikirler, toplumun kurumsal yapisinin bütününü ilgilendirdigi için, kurumcular adi yerlesmistir. Ancak evrimci ekonomi çok daha uygun bir addir. Ayni zamanda kurumcularin kalkinma ekonomisinde basarili olmalarinin nedenini de açiklamaktadir.
|