Ana Sayfa arrow Sosyoloji arrow Küresel isletmeler
Küresel isletmeler PDF Yazdır E-posta
1970'lerden 1990'larin sonuna kadar olan süre içinde, yaygin bir sekilde tarlisilan ve popüler hale gelen yönelim clüsünce ve yaklasimlarini, üç genel guruplama ve bakis açisi içinde ele almak mümkündür. Bunlar; yasamin her alaninda postmodernist bakis açisinin gelismesi, yönetim ve organizasyon konularina, sosyolojik ve ekonomik açidan bakan görüslerin ortaya çikmasi ve nihayet globallesme ve bilgi çagi çerçevesinde gelisen, hatta son derece popüler olan kavram uygulama ve yaklasimlardir .Sosyal bilimlerde bir düsünce sistemi olan "postmodernizm" bilim, sanat, mimari ve kisaca hayatin bütün alanlarinda modernizmin getirdigi her türlü düsünceyi elestiren, sorgulayan, reddeden, modern olanin bir yadsinisini, belirgin bir sekilde terk edilisini, modernin tayin edici görünümlerinden bagintisal uzaklasmayi öngören bir bakis açisini ifade etmektedir.

Postmoderriizmin, her türlü bilinisel arastirma ve bilgi birikimini elestiren, oturmuç ve kabul edilmis tüm yerlesik düzene bas kaldiran, deger yargisi ve ilke tanimayan bu ilkeleri izafi (relative) gören tutumu, 1970'li yillarin sonlarindan itibaren yönetim ve organizasyon düsünce ve uygulamalarinda, pek çok yeni düsünce ve görüsün ortaya çikmasina sebep olmustur. Bu yeni düsünce akimlarini ana basliklariyla sayacak olursak; küresellesme, Bilgi Toplumu, Organizasyonlarda Yalin Yönetim Anlayisi, Toplam Kalite Yönetimi, Sanal Organizasyon, Ögrenen Organizasyon, Örgüt Hiyerarsisinin Yassilaçmasi (Sifir Hiyerarsi), Degisim Mühendisligi ve burada adini say mayi gerekli görmedigimiz birçok yeni yönetim yaklasimi, organizasyon yapilandirmalari (dizayni) ve isleyisi üzerindeki etkilerini, fazla ayrintiya girmeden genel hatlariyla ele alacagiz. Bu isletmeler, uluslararasi iliskiler iizmanlari larafmdan çesitli tanimlamalar kullanilarak açiklanmaya çalisilmistir. Sirketlerin global sistemde rol oynayan aktörler anlannnda en yaygin kullanimi çok uluslu sirketler biçimindedir. Ancak kimi zaman "uluslararasi sirket", "transnasyonal / devletlerasiri sirket" ya da "evrensel sirket" gibi kavramlann kullanildigi da görülinektedir.

Richard Robinson, global düzeyde faaliyetlerde bulunan çok uluslu kuruluslari söyle siniflandirmaktadir:
1-Sermayenin hangi alanlara yöneltilecegi, sermayenin ana vatani olan ülkede belirlenen ve yerli sirketlerle, hemen hemen ayni politikalarla yönetilcn çok uluslu sirketler.
2-Yatirim politikalari, sermayenin kökeni olan ülkedeki merkezden belirlenmekle birlikte, uluslararasi piyasalara girebilmek için "her türlü uygulamaya açik" olan uluslararasi sirketler.
3-Herhangi bir ülkeye bagli olmayan çeçitli uluslardan sermayedarlarin olusturduklari "uluslar ötesi veya uluslar üstü sirketler", bunlar, ulu.slararasi bir kurulus tarafindan kontrol edilen "uluslar üstü/küresel sirketler.

Küresellesme sürecinin basladigi dönemlerde, günümüzden çok farkli bir biçimde ifade edilen sirketler devletler asiri "transnasyonel" ya da, çok uluslu olarak anilmasinin, Robinson'un siniflandirmasiyla ilintili olmadigiru ve bu kavramlann kisisel seçeneklere göre, rastgele kullanildigini da beliitmek gerekmektedir. Örnegin bu konuda Birlesmis Milletler'in de tercihi olan "transnasyonel sirket" kavraminin, özellikle son yillarda yaygin olarak benimsendigi ve bu alanda çalisan kimselerin transnasyonel/küresel terimini kullandigi gözlenmekiedir. 1992 yili dünya yatirim raporunda da, transnasyonel sirketlerin, "büyümenin lokomotifi" olarak tanimlandigini örmekteyiz.
1990'larin stratejileri, ulusal sinirlar yerine, global etkinlik degerlendirmelerine göre kararlastirilan firmalari tanimlayan transnasyonel kavramini, uluslararasi sistemin dogasina daha çok uygulanabilir hale getirmiçtir. Ancak, isletmelerin küresel ölçekte faaliyet gösterdiklerini, gittikçe belirginlesen bu yeni sistemin vazgeçilmez bir unsurii olduklarini, köken ülkeleriyle ve dolayisiyla ulus kavramiyla iliskilerini, zamanla ortadan kaldirmaya basladiklarini da düsünerek, ülkelerin ekonomik, sosyal ve siyasal yasamlarina etki eden, ulusdevletlerin egemenlik haklanna meydan okuyabilen bir güç olarak ortaya çikan bu isletmeleri "küresel isletme" (global firm) olarak tanimlamanin dogru olacagini düsünüyorum. Çok uluslu sirketler ve ulus ötesi/küresel isletme arasindaki bu ayrim, alisilmis bir ayrim degildir. Çok uluslu sirket ile, ulus ötesi/küresel isletme kavramini birbirinin yerine kullanma egilimi vardir. Günümüzde "Küresel isletme" kavraminin her ikisinin yerine kullanilmasiyla birlikte bu egilim güçlenmeye baslarrustir.

Bugünkü anlamiyla küresel isletmeler, hammaddeyi uygun herhangi bir ülkeden satin alarak, emegi daha düsük bir degere baska bir ülkeden temin ederek, mamulü baska bir ülkenin pazarinda satisa sunabilmektedir. Hizla degisen tüketici ve diger pazar özellikleri, isletmeleri de çok yönlü bir arayisa itmistir. Devletler arasinda sürdürülen ticaretin, sermaye birikimine dayali olarak, isletmeler eliyle gerçeklestirilmesi ve buna bagli olarak sanayi kapitalizminin, ihtiyaci olan hammadde kaynaklarinin bol ve ucuz saglanmasi ihtiyaci, farkli ülkelerde faaliyetlerini sürdüren küresel içletmeleri ortaya çikarmistir.

Küresel isletmelerin (transnational corporationTNC) ortaya çikmasi ve "sembol ekonomisi"nin dünya pazari için belirleyici etken haline gelmesinden dolayi, artik ekonomik süper güç diye bir tanimlama anlamsiz kalmistir. Bir ülke, ne kadar büyük, güçlü ve verimli olursa olsun, dünya pazarindaki konumundan dolayi, baskalariyla rekabet halindedir. Aslinda, tek basina hiçbir ülke teknolojide, yönetimde, yenilesmede, tasarimda ve girisimcilikte rekabet öncülügünü uzun süre korumayi bekleyemez; ama küresel bir isletme için hangi ülkenin öncü oldugu konusu fazla önemli degildir. Bu tür sirketler bütün ülkelerde is yapar, bütün ülkelerde kendini rahat hisseder, politika ve kararlarini daha çok kendilcri bdirleyerek, faaliyellerini bu politikalara göre sürdürürler.
 
Küresel Isletme Tanimi ve Tanim Farkliliklari
Küresel isletmelerin kavram olarak tanirnlanmasinda, bazi güçlükler vardir. Her seyden önce küresel isletme ile, çok uluslu isletme arasinda kesin bir sininandirma yapmak zordur. Bir siniflandirma yapilsa bile, küresel isletme ve ÇUI (çok uluslu isletme) arasindaki siniflandirmanin birbirini, dogrusal bir tarzda takip ediyor gibi algilanmasi, bu zorlugun bir baska boyutudur. Buna ragmen, kabul etmek gerekir ki, küreselleçen uluslararasi ekonomi düsüncesinin önemli sonuçlarindan biri, çokuluslu içletmelerin, dünya ekonomisinin "as oyunculari" olarak, küresel isletmelere dönüsmesidir. Bizi bir ayrim yapmaya zorlayan, firmalarin faaliyet yöntemleri, büyüklükleri, güçleri ve ilgi alanlarinin genisligidir.

Küresel isletmeleri, onlarin farkli özelliklerine agirhk vererek, tanimlama yoluna gidilmektedir. Bu özellikler; küresel isletmelerin pazar yapilan, yapi.sal özelliklerine göre yapilan tanimlamalarda, isletmelerin faaliyette bulundugu ülke sayisi veya mülkiyetin dagildigi ülke sayisi, is görenlerin ait olduklari ulusa göre yapilan ayrim, performans yaklasimina göre yapilan aynmlarda kârlilik orani, birleçmis milletlerin küresel isletme taniminda, bu isletmelerin hukuki statüleri ve tabi olacaklan hukuk kurallari, esas alinir.Buna göre, bazi tanimlar yapacak olursak, küresel isletme; mallarin dagitim ve servet dolasimi için etkin bir sekilde çalisir. Bunu saglamak için, dünya ölçeginde düzgün isleyen bir küresel mekanizma olusturmus veya birden fazla ulusal nüfuz sahasinda subelere veya bagli sirketlere sahip küresellesmis bir yönetimi olan, dünyada en güvenli, ya da en yüksek kazancin oldugu yerlere yerlesmeyi, veya tasinmayi en azindan potansiyel olarak uman, özel bir ulusal kimlige bagli olma geregi duymayan ya da tanimi geregi dünyayi tek bir pazar olarak görebilen ve dünya ölçeginde her türlü yönetsel faaliyetlerde bulunabilen isletmedir. Birlesmis Milletler'in küresel isletme tanimi ise, "firmanin hukuki sekli ve çalisma alanlarina bakmaksizin, iki ya da daha fazla ülkede faaliyette hulunan, bölümler arasinda ortak strateji olustiirinak için, bir veya birden fazla karar verme merkezlerinin yönetimine dayali, bir karar alma sistemi altinda islev yapan, her türlü bilgi ve kaynaklarinin, birimler arasinda paylasildigi ekonomik isletmelerden olusan bir ticari girisimdir"

Birlesmis Milletler'in tanimindan da yararlanaiak diyebiliriz ki, küresel isletmelerin, dünyanin her tarafina gidip, oialarda yönetsel faaliyetlerde bulunmalari gerekmez. Bugün uluslararasi sistemde, bir sirketin rol oynayabilmesi, o sirketin birçok yerde faaliyet göstermesini veya farkli yerlerden kontrol ediliyor olmasini gerektirmemektedir. Küresel isletmeler, dünya ölçegindeki firsat ve tehditleri yakindan inceleyebilen, bu firsat ve tehditlere göre politikalar oluçturabilen isletmelerdir. Bu isletmeler, bulunduklari her yerde, hükümet politikalarini etkilemek de dahil, pek çok operasyonu yapabilme veya destekleyebilme gücüne sahiptirler.

Küresel Isletmelerin Özellikleri
Küresel isletmeler, tek stratejik yön ve egilime sahip, yekpare yapilar degildirler. Gitgide gevsek baglantili, fakal büyük oranda benzer, yan otonom ünite aglari haline gelmektedirler. Bu üniteler, spesifik ulusal alanlarda kendini açikça gösterir. Basarili isletmelerin stratejileri, alt ünitelerin faaliyetlerinin köklesmis ulusal sistemlere angaje olmasi anlamina gelen esneklige izin verecek bir içerige kavusmustur. Üretim avantajlarindaki ulusal özelliklerin ön plana çikmasinin bir sonucu olarak, ülkeler arasi ticarette homojenlesmeden ziyade, küresel isletmelerin getirdigi bir heterojenlesme yasanmaktadir.

Küresel isletmeler, farkli ülkelerde faaliyetlerini sürdürürken, olusturulan küresel aglar içinde, mamuller birer uluslararasi birlesim* biçimindedir. Küresel isletmelerin uluslararasi faaliyetlerinde mübadele ettikleri sey, nihai mallardan ziyade uzmanlasmis problem çözücü hizmetler (arastirma, üri.in tasarimi vb.), problem teçhis hizmetleri (pazarlama, reklamcilik, müsteri danismanligi) ve aracilik hizmetleridir (finansman, teftis, taahhüt). Bunlarin yaninda belirli rutin komponentler ile diger bazi hizmetler sayilabilir."

Bugün küresel isletmeler, çesitli ülkelerde imalatta bulunmak yerine, lîii içletmelerin çogu esas itibariyle ihracatçi kuruluslardir. Bunlar, kendi ülkelerinde koruyucii engeller altmda üretimlerini gerçeklestirirler. Bu sirketlerin sayica çok azi, kendi ülkeleri disinda imalat faaliyetlerinde bulunurlar.Küresel isletmelerin bugünkü düzeye ulasmalari, dünya ticaretinin kendileri açisindan oldukça olumlu bir ortamda gelismis olmasidir. Ancak günümüzde demokratiklesme bilinciylc birlikte gelisen sendikal faaliyetler ve diger sivil toplum kuruluslarinin, ücretlerin artmasi için yaptigi yerel baskilar, bu firmalarin ihracata dayali stratejilerini tehdit etmektedir.

Bugün küresel isletmeler, yapilari bakimindan küçülmeyi kendilerine hedef olarak seçmiçlerdir. Bii isletmeler, bugünkü ortamda büyük olarak kalabilmck için, küçügü düsünmek zorunda olduklari kanaatiyle hareket ediyorlar. Tek ve büyük sirket yapilari, birbirinden ayri ve farkli kâr merkezleri haline dönüsüyor. Küresel isletmeler, mallarin dagitim ve servet birikimi için, düzgün çalisan bir küresel mekanizma oliisturmayi hayal ediyorlar. Ancak, uzun dönemli sosyal, pulitik ve ekolojik sonuçlarla ugrasmak bir yana, bunlari kendi lehlerine çevirecek politikalar belirlemeye çalisiyorlar.

Küresel isletmeler, üretim asamalari bakimindan daha çok olgunlasma dönemindeki ürünler üzerinde yogunlasirlar. Bu yüzden, genellikle standartlaçmis mallarin üretimini yapan geleneksel içletme anlayisindan farklidirlar. Düsük isletme maliyetleri ile çalismak küresel isletmelerin önemli bir yönüdür. Isletme maliyetlerindeki düsüklük, bu isletmelerin, (ülke disindaki) yönetici ve teknisyenlere yaptigi düsük ücret ödemelerinden kaynaklanir. Bugün küresel isletmeler, faaliyetlerini yürüttükleri binalara daha az para harcariar.
Bu isletmeler için görüntünün önemi, fiyat ve maliyetten sonra gelir. Küresel isletmeler büyüklükleri bakimindan da, geleneksel çok uluslu isletmelerden ayrilirlar. Son yillarda küresellesme sürecinde orta ölçekli firmalara dogru bir yönelim olmustur. Avrupa'nin ve gelismekte olan ülkelerin küçük ve orta ölçekli isletmeleri, ülke disi pazarlara artan ölçüde yatirim yapmaktadirlar. Bu içletmeler birleserek farkli amaçlar için ortakliklar (stratejik ittifaklar) olusturmaktadirlar.

Küresellesme, uluslararasilasma sürecinin tamamlanip "delokalize" üretim anlayisinin gelistigi, üretimin ve tüketimin dünya ölçeginde planlandigi, serbest rekabet ve piyasa düzenin küresel kuruluçlara göre denetlendigi, kurallarin uluslar üstü anlayisa göre düzenlendigi bir sistemdir.

Bu sitemin temel özelliklerini genel olarak asagidaki gibiözetleyebiliriz;
 -Üretim faktörlerinin dünya ölçeginde degerlendirilerek bu faktörlerin üretimi, dagitimi ve tüketiminin küresellesmesi,
 -Dünya ölçegindeki norm ve standartlarla, ticari degiçimlerin gerçeklesmesi,
 -Isletme organizasyonundan baslayarak, tüm ekonomik aktörlerin uluslar üstü bir boyutta, dünya ekonomik stratejisi temeline dayali bir planlamaya girmesi,
 -Üretim asamasinda üretime katilan aktörlerin birbiriyle siki bir biçimde bütünlesmeye girmeleri nedeniyle, hukuki, ekonomik ve teknolojik bakimindan tek bir alan bütünlügünün kaybolmasi.

Küresellesmenin temel özelliklerine bakarak, tüm üretim ve tüketim biçimlerinin tek bir merkezde üretildigi ve dünya ölçeginde standart bir tüketim aliskanligina dogru geçisin yasandigi düsüqcesi, bir bakima dogru degildir. "Küresel düsün, yerel hareket et" tarzindaki küresel üretim anlayisi, bir ölçüde yerel ögeleri de dikkate almaktadir (Çin'de üretilen kolanin Çinlilerin damak zevkine uydurulmasi gibi). Ancak bu yüzeysel yerellikler, yaniltici olmamalidir. Bu konu, "kitle tüketim kültürüne dogru yönelimler" basligi altinda ayrintih olarak incelenecektir.

Küresel Isletmelerin Büyüklükleri
1980'li yillarin basinda ortaya çikan yeni bir yaklasim, sadece mallann ve sermayenin bir ülkeden digerine hareketinin yogunluk kazanmasiyla, sermaye ve mal akimiyla ilgili degildi. Bu dönemde firmalar her çeyden önce çok ulusluliiktan küresellige geçmis ve endüstriyel, finansal faaliyetlerini, dünya ölçegine yaymaya baslamislardi.
Ticari faaliyetlerdeki artista, firmalarin kendi iç ticaretteki paylari gittikçe artiyor, bu arlisla birlikte, sadece ait olduklari ülkede degil, özellikle az gelismis ve gelismekte olan ülkelerin aleyhine isleyen bir durum söz konusu oluyordu.

Bugün artik yeni gelismekte olan küresel düzenin öncülügünü, bazi bagimsiz uluslardan da büyük olan, birkaç yüz dev sirket yapiyor. 1970'lerden 1990'lara varan süreçte küresel isletmeler sayi, büyüklük ve faaliyet alanlari bakimindan büyük bir siçrama yaptilar.
 
1970'te 7.000 kadar olan küresel isletmelerin sayisi, 1990'lara gelindiginde merkezlerinin sayisi 37 bini, subelerinin sayisi ise 208 bin kadar siibeleriyle, dünyayi örümcek agi gibi sarmis durumdaydilar. Nitekim, Dünya Banka'sinin yakin tarihli bir raporunda, çok uluslu sirketlerin tüm subeleri tarafindan gerçeklestirilen satiçlarin dünya ticaretini astigini ortaya koyuyor. Bugün geldigimiz noktada Ford'un ekonomisi Suudi Arabistan ve Norveç'inkinden büyük, Philipp Morris'in yillik satislari Yeni Zelanda'nin gayri safi milli hasilasindan fazla. Günümüzde 20 transnasyonel firma 80 ülkenin GSMH'ndan daha fazla ciro yapiyor. IBM'in veya SHELL'in yillik kân , Flipinler'in veya Peru'nun bütçesinden daha büyük. Dünyanin en büyük firmasi olan "General Motors Co.", Finlandiya, Danimarka, Norveç, Suudi Arabistan, Indonezya, Güney Afrika, Türkiye, Arjantin, Polonya, Tayland, Yunanistan, Cezayir ve Venezuela ekonomilerinden daha büyüktür.

Bu isletmelerin her birinin arkasindaki itici güç, büyük ölçüde merkezleri, ABD, Japonya, Almanya, Fransa, îsviçre, Hollanda ve Ingiltere gibi ülkderdir. En tepedeki 300 sirketin toplu varliklari, kabaca tüm dünyadaki üretim varliklarinin dörtte birini olusturmaktadir. En büyük dört küresel isletmenin yillik cirosu, Çin'in GSMH'na esit; ama tüm Afrika kitasinin GSMH'sindan daha fazladir.General Motors'un 1996 yili yillik cirosu 168,4 milyar dolardi, (1997'de 178 milyar dolar olarak gerçeklesti. H.T) ayni yil Türkiye'nin GSMH'si ise 186 niilyar dolardi. ISO'nun son anketine göre, en büyük 500 sanayi kun.ilusunun 77,2 milyar dolar cirosii yaninda, bir Güney Kore küresel firmasi olan Daewoo'nun cirosu da ayni yil 52 milyar dolardi.

Büyüklüklcri ve faaliyet alanlarinin geniçligiyle dikkat çeken bu dev firmalar, dünya ticaretinin ve üretiminin de önemli bir kismini gerçeklestiriyor. Bugün küresel isletmeler, dünya gayri safi yurtiçi üretiminin (PIB) %30'unu üretiyorlar. Dünya ticaretinin üçte biri bu büyük firmalarin kendi içlerinde cereyan ediyor. Üçte birini de kendi aralarindaki ticaret olusturuyor. Sadece geriye kalan üçte bir gerçek anlamda uluslararasi licaret tanimina denk düsüyor. Dünyanin en büyük 100 ekonomisinden 50'sini devletler degil, küresel isletmeler olusluruyor. Bugün dünyacla yaklasik 40 bin küresel isletme var ve bunlar 210 bini asan subeleriyle clünyayi bir örümcek agi gibi sarmis durumdalar. F.F. Clairmont'un yaptigi tahminlere göre, 200 küresel isletmenin yillik kâri 251 milyar dolar. Küresel isletmeler faaliyetlerini bu sekilde sürdürmeleri ve egilimin böyle devam etmesi durumunda, bu firmalarin islem hacmi (cirosu) 2.000 yilinda 10.000 milyar dolara yükselecek. Dünyanin en büyük ekonomik gücü olan ABD'nin GSYIH'nin 7.600 milyar dolar oldugu dikkate alinirsa, bunun ne anlama geldigi daha iyi anlasilir.

Fortune's 1998 Global 5 Hundred dergisinin "dünyanin en büyük 500 sanayi firmasi"nin sonuçlarina göre en büyük 500'e giren son siradaki firmarnn yillik cirosu 8,9 milyar dolar olduguna göre, Türkiye'nin listeye girme potansiyeli olan Koç ve Sabanci gaiplari 1997'de bu çitayi yakalayamadilar. Dolayisiyla ilk 500 listesine giremediler. Oysa Koç firmasinin 1993'deki siralamadaki yeri, 14,4 milyar dolarlik drosu ile 84üncülüktü. Aralarinda Japonlarin da bulundugu Asya firmalarinin 1997 kârlari %53,6 gerilerken cirolari, %11 geriledi. Asya'nin önlenemez düsüsüne karsilik, ABD firmalari, 1997'yi %l4'lük ciro, %12'lik kâr artis.yla kapadilar. En çok kâr eden ve 1997de mutlu görünen kita Avrupadir. Avrupa firmalannin drolari %l,4’ lük bir düsüs göstermesine karsin, kârlari %24,5 artmis görünüyor.Ülkeler açisindan tabloya bakinca ilk 500 listeye dünyada ancak 28 ülke firma sokabiliyor. ABD 175 firma ile ilk sirada, Japonya 112 firma ile ikinci sirada yer aliyor. Almanya 42, Fransa 39, Ingiltere 35, Italya 13, Hollanda 9, Ispanya 7, Isviçre 12, Kanada 8, Güney Kore 12 firma ile en çok firma sokan ülkeler arasinda.

Bilgi ve iletisim teknolojisinden en çok ve etkin bir biçimde yararlanan ve küresellesme yarisinda önde olan sektörlerden biri de finans sektörüdür ve bu sektördeki küresel bankalardir. Asagida, 1997 aktif toplamina göre dünyanin en büyük ilk 5 küresel bankasi ve dünyanin en büyük 24 küresel isletmesi buyüklük sirasina göre gösterilmektedir.
Yorum (0)Add Comment

Yorum yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy
 
< Önceki   Sonraki >

Anket

Megabilim.com içerigini yeterli buluyor musunuz?