Ana Sayfa arrow Matematik arrow Teskilati esasiye kanunu
Teskilati esasiye kanunu PDF Yazdır E-posta

 Cephelerde savaslar sürerken T.B.M.M.'nde yeni bir anayasa hazirlanmaktaydi. 23 Nisan 1920'de ulus egemenligine dayanan yeni bir devletin temelleri atilmisti. Fakat bu yeni devletin bir anayasasi henüz yoktu. 18 Eylül 1920'de Meclis'e yeni Anayasa tasarisi ve bunun gerekçesi olmak üzere bir halkçilik programi sunuldu. Yeni Türk Devleti düsüncesi artik açikça ortaya konuyordu. Türk Ulusu'nu emperyalizm ve kapitalizmin boyundurugundan kurtarmak için yapilan Istiklal Savasi'nin yeni anayasasi Kanun-u Esasi adini almiyor, "Teskilat-i Esasiye" basligini tasiyordu.

18 Kasim'da tasari üzerinde görüsmeler basladi. Mecliste iki akim dogdu. Tutucu hocalarin da dahil bulundugu kanat B.M.M. Hükümeti'nin "Geçici Bir Hükümet" olmasini ve "Amacin elde edilisine kadar" yani "Hilafet ve Saltanat'in ve vatanin istiklali ve ulusun kurtulusuna kadar." çalismasi hükmünün konmasini istiyorlardi. Egemenligin kayitsiz ve sartsiz ulusa geçmesini ve ulusun emellerine ve iradesine göre fiilen kurulmus bulunan yeni Devletin , hukuki esaslarinin da bu gerçek durumda saptanmasini savunan M. Kemal'in radikal, devrimci kanadi ise, bu düsüncelerini uygulamaya çalismanin parçalanma ve iç çatismalara yol açacagini düsünerek görüslerini açikça belirtmediler. Meclis içindeki Hilafetçi ve Saltanatçilar, tasariya bu düsüncelerini yerlestirmek isteyince M. Kemal Pasa, "Türk Ulusu'nun ve onun tek temsilcisi bulunan Büyük Meclisi'nin, vatan ve ulusun bagimsizligini, hayatinin temini için çalisirken, Hilafet ve Saltanatla, Halife ve Sultanla bu kadar çok mesgul olmasi sakincalidir. Simdilik bunlardan bahsetmemek büyük çikarlar geregidir. Eger amaç bugünkü Halife ve Padisah'a olan bagliligi bir daha söyleyip belirtmekse bu kisi haindir. Düsmanlarin, yurt ve ulusa kötülük yapmakta kullandiklari masadir..." sözleriyle , tutucu kanadin isteklerine karsi çikip, amacini "Bugün koyacagimiz yasa ve ilkeleri varligimizi ve bagimsizligimizi kurtaracak olan Millet Meclisi'ni ve Ulusal Hükümet'i güçlendirecek anlam ve yetkiyi kapsamali ve dile getirmelidir." sözleriyle belirtti. Tartismalar 20 Ocak 1921'e kadar sürdü ve ayni gün "Teskilat-i Esasiye Kanunu" kabul edildi. "Egemenlik Kayitsiz Sartsiz Ulusundur.", ilkesine dayanan bu anayasa, yeni devletin egemenlik kaynagini da ortaya koydu. "Yürütme gücü ve yasama yetkisi ulusun tek ve gerçek temsilcisi olan B.M.M.'nde belirir ve toplanir." hükmü ile egemenligin kaynaginin ulus oldugu da kesinlikle belirtildi.

Bu anayasa savas ortaminin olaganüstü tehlikeleri içinde kabul edilmis oldugu için, yasama, yürütme, yetkilerinin T.B.M.M.'nde toplanmasi ölüm-kalim Savasinin basariya ulasmasinda çok yararli oldu. Hatta olaganüstü yetkilere sahip Istiklal Mahkemeleri'ni Meclis içinden kurarken, "Ulusal egemenligin tekligi" ilkesine dayanmis, yargi yetkisinin de T.B.M.M.'ne ait oldugu benimsenmisti.
    
20 Ocak 1921'de kabul edilen Anayasa, 23 asil, bir de ayri madde halinde iki kisim olarak düzenlenmistir. Genel esaslari kapsamaktadir. Anayasanin kisa olusu, o devrin özelliginden ileri gelmekteydi. Sadece olaganüstü sartlari ve acil ihtiyaçlari karsilamak için, kisa ve özel bir anayasa hazirlanmisti. 20 Ocak 1921 Anayasasi bir geçis dönemi anayasasi olarak, Milli Mücadelenin çok dinamik olaganüstü sartlarina uymakta ve demokratik niteliginin yani sira ihtilalci karakterini de korumaktaydi. Anayasanin ruhunda ve mantiginda kuvvetler birligi sistemi hakimdi.
Milli iradeyi millet namina temsil eden tek yetkili organin, Türkiye Büyük Millet Meclisi oldugunu belirtmektedir. Baskansiz bir Cumhuriyet kuran bu Anayasa ile milli irade Meclis tarafindan tescil edilmekte ve yürütülmekte, böylece kuvvetler birligi esasi, kuvvetlerin suurlu bir merkezde toplanmasini ve tek bir iradeye baglanmasini da sart kilmaktadir. Bu Anayasa, dagilan ve yok olan Osmanli Imparatorlugu yerine yeni bir devletin kurulusunu hukuki yönden belirten ve varligini saglayan bir eserdir. Yeni Anayasa ayni zamanda milli egemenligi hakim kilan ve vatanin kaderine milli egemenligin temsilcisi Büyük Millet Meclisi'nin el koymasini mümkün kilan ve onun mesrulugunu da tanitan, hukuki ve siyasi degeri olan bir belgedir.

Teskilat-i Esasiye Kanunu'nun Temel Maddeleri
     
1- Egemenlik kayitsiz ve sartsiz ulusundur. Yönetim usulü halkin kendi gelecegini kendisinin belirlemesi esasina dayanir.
     
2- Yürütme gücü ve yasama yetkisi, ulusun tek ve gerçek temsilcisi olan Büyük Millet Meclisi'nde belirir ve toplanir.
     
3- Türkiye Devleti, Büyük Millet Meclisi'nce yönetilir ve Hükümet'i "Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti" adini alir.
    
 4- Büyük Millet Meclisi, iller halkinca seçilen, üyelerden kurulur.
    
 5- Büyük Millet Meclisi'nin seçimi iki yilda bir yapilir. Seçilen üyelerin üyelik süresi iki yildir, bunlar yeniden seçilebilirler. Eski meclisin görevi yeni meclis toplanincaya kadar sürer. Yeni bir seçim yapilmayacagi anlasilirsa, toplanti dönemi yalniz bir yil uzatilabilir. Büyük Millet Meclisi üyelerinin her biri, kendini seçen ilin ayrica vekili olmayip bütün ulusun vekilidir.
    
6- Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu, Kasim basinda, çagrisiz toplanir.
     
7- Din buyruklarinin (Ahkam-i Ser'iyenin) yerine getirilmesi, bütün yasalarin konulmasi, degistirilmesi, kaldirilmasi, antlasma ve baris yapilmasi ve savas karari verilmesi gibi temel haklar Büyük Millet Meclisi'nindir. Yasalar ve tüzükler düzenlenirken, halkin isine en uygun ve zamanin gereklerine en elverisli din ve hukuk hükümleriyle töreler ve önceki islemler temel olarak alinir. Bakanlar Kurulu'nun görev ve sorumlulugu özel yasayla belirtilir.
     
8- Büyük Millet Meclisi, çesitli Bakanliklari özel yasasina göre seçtigi Bakanlar araciligiyla yönetir. Meclis yürütme isleri için Bakanlara yönerge verir ve gerektiginde bunlari degistirir.
     
9- Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nca seçilen Baskan bir seçim dönemi süresince Büyük Millet Meclisi Baskani'dir. Bu kimlikle Meclis adina imza atmaya ve Bakanlar Kurulu Kararlari'ni onaylamaya yetkilidir. Bakanlar Kurulu Üyeleri, içlerinden birini kendilerine baskan seçerler. Ancak Büyük Millet Meclisi Baskani Bakanlar Kurulu'nun da dogal baskanidir.
     
10- Kanun-u Esasi'nin, isbu maddelerle çelismeyen hükümleri eskiden oldugu gibi yürürlüktedir.

Yorum (1)Add Comment
yorum
Yorumu yazan zıgıdı, March 01, 2007
bizımle paylastığınız için şükranlarımızı sunuyorum

Yorum yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy
 
< Önceki   Sonraki >

Anket

Megabilim.com içerigini yeterli buluyor musunuz?