Ana Sayfa arrow Fizik arrow Atom Kurami
Atom Kurami PDF Yazdır E-posta
Atom kurami, evrende varolan bütün cisimlerin, atom adi verilen küçük parçaciklarin bir araya gelmesiyle olustugunu savunur ve bu atomlarin yapisini, özelliklerini ve iliskilerini açiklamaya çalisir. Atom Kurami’nin kökeni genellikle Antik Yunanlilara maledilir. Leucippus ve Democritos (M.Ö. 5. yy) cisimlerin atoma gelene kadar sürekli küçük parçaciklar halinde bölünebilirligini öngörmüslerdir. Atom, artik bölünemeyendir ve Yunanca atomos sözcügünden türemistir.

Antik Yunan’daki soyut tanimlamasini bir yana birakip genel hatlariyla yapi taslari olan proton, nötron ve elektron’a ait bir takim genel bilgiler vererek atomu daha somut bir hale getirelim:

Elektronlar içinde proton ve nötron’un bulundugu çekirdek (nükleon) etrafinda dairesel bir hareket yaparlar. Bu dairenin Hidrojen atomu için yari çapi 1.4x10-15m. dir (rH=1.4x10-15m). Çekirdegin yogunlugu ise dçekirdek=2.5x1014g/cm3 dür.

kütle

elektriksel yük

elektron

9.1x10-31kg

(-) 1.6 x10-19C

proton

1.6 x10-27kg

(+) 1.6 x10-19C

nötron

~1.6 x10-19kg

yok

Nükleer enerji atomun çekirdegindeki tepkimeler sonucu ortaya çikar. Bu tepkimeler çekirdegin bölünmesi (Fisyon) seklinde olabilecegi gibi çekirdek kaynasmasi (Füzyon) seklinde de olabilir. Birincisinde (Fisyon) tepkime kontrolsüz olmasi halinde atom bombasi olur ve patlamanin ilk saniyesinin onda biri sürecinde 2.000.000oC isi açiga çikar. Pesi sira etkisini yillarca sürdürecek bir nükleer serpinti genis bir alana yayilir. Hidrojen bombasi, denetimsiz bir füzyon tepkimesidir ve açiga çikan enerji fisyondakinden çok daha fazladir.

Modern bilimden farkli olarak Antik Yunanlilar’in atom kuramlari planli deneylere degil, soyut düsüncelere dayanir. Bütün cisimlerin özünde, onun meydana gelmesini saglayan temel yapi tasi, atomun varligi tartisilir. Dört unsurun -toprak, hava, ates ve su- atomlarin temel karakterlerini belirledigi savunulur. Sayilari sonsuz olan atomlar karakterlerine ve sekillerine göre kategorilere ayrilir. Bu kategoriler doganin anlasilabilmesini kolaylastirir. Atomlar hareketlidir ve bu hareketin var olabilmesi için gereken ortam bosluktur. Sonsuzluk, hareket ve bosluk atom kurami içinde en çok tartisilan üç fiziksel olgudur. Bunun yaninda evrenin yaradilisi gibi kozmoloji ve teolojiyi ilgilendiren konular hakkinda bir açiklama sunulur. Evrenin olusumu, hareket halindeki atomlarin tesadüfi çarpismalarina baglanarak, bir anlamda tanridan bagimsiz bir yaradilis kurgulanir. Ayni zamanda dogadaki farkliliklarin nedeni olarak farkli nitelikli atomlarin degisik oranlardaki birlesmeleri gösterilir. Bir felsefe sistemi olarak da atomcu görüs olarak varolan sistemlerden farkli bir bakis açisina sahiptir. Bu fark atomcu görüsü modern bilime diger sistemlerden daha yakin kilar.

Ancak atom kurami yüzyillar boyunca çok az bir savunucu bularak bir söylence niteliginde sürmüstür. Robert Boyle (1627-1691), Isaac Newton (1642-1727), Evangalestia Torricelli (1608-1647), Pierre Gassendi gibi bilimadamlari atom kuramini tekrar gündeme getirirler. Bu dönemde bilimsel gelismeler isiginda pek çok bilimadami bütün cisimlerin atomlardan meydana geldigine inanmistir. Ancak John Dalton (1766-1844) daha ileri giderek, kimyasal degisimlerin yasasini açiklayan bir atom kurami gelistirir. Farkli elementlere ait atomlarin farkli kütlelere sahip oldugunu ortaya atar. Dalton’un görüsüne göre elementler atom adi verilen çok küçük parçaciklardan olusmaktadirlar ve ayni elementin atomlari benzer, farkli elementinkiler ise farklidir. Atomlar kimyasal tepkimelerle ayrisir ve birlesirler. Bu tepkimeler esnasinda hiçbir atom vardan yok, yoktan var olamaz. Ayni zamanda herhangi bir elementin atomu bir baska elementin atomuna da dönüsmez. Herhangi bir kimyasal bilesik iki ya da daha fazla elementin atomlarinin biraraya gelmesinin sonucunda olusmustur. Bu bilesigin olusabilmesi için daima ayni cins atomlarin ayni oranlarda birlesmesi gerekmektedir.

Dalton’un ortaya attigi atom kurami modern kimyanin da temelini olusturmaktadir. Antik çaglardan beri süregelen atom kurami, atomun bölünemezligini kabul ettigi için atomdan daha küçük bir parçacigin, atomalti parçaciklarin olabilecegine olasilik tanimadi. Oysa yapilan deneyler ve bilimsel arastirmalar sonrasinda atomun da alt parçaciklari oldugu saptandi. Sirasiyla elektron, proton ve nötron kesfedildi. Bu parçaciklar sayesinde atomun pozitif ve negatif elektrik yükü ve kütlesi üzerinde çalismalar yapildi. Dalton’un ortaya koydugu ayni elemente ait atomlarin benzer oldugu fikri, ayni elemente ait farkli kütleli atomlarin bulunmasiyla çürütüldü.

Gelisen teknolojiyle birlikte arastirmalar daha detayli bir yapi kazandi ve baska alt parçaciklarin da varligi anlasildi. Radyoaktiflik ve atomun parçalanabilirliginin anlasilmasi farkli çalisma alanlarinin dogmasina yol açti. Atom enerjisi gündeme geldi. Röntgen’den mikrodalga firina kadar pekçok teknolojik ve bilimsel gelisme insanligin yararina sunuldu. Getirdigi yararlarin yaninda atomun bir yikim araci olabilecegi riski de beraberinde geldi. Bu açidan ne büyük bir tehdit olduguna en çarpici örnek 6 Agustos 1945 günü Hirosima’da yasandi. Hiroshima’da kullanilan atom bombasinin 20.000 ton TNT’ye esit yikim gücü için yaklasik 7 kg Uranyum kullanilmisti. Bu Atom Kurami’nin dogayi ve varligi açiklayabilme çabasindan oldukça uzaklastigi bir noktada, çok daha güncel bir çerçeve de, gündemden çikmamacasina atomu belleklere kazidi.

Atom artik sadece bilimin konusu olmaktan çikmis, nükleer enerji olarak bir tehdit unsuru ve uluslararasi politikada ise bir güç göstergesine dönüsmüstür. Hindistan’in 11 ve 13 Mayis 1998 tarihinde yaptigi bes nükleer deneme ile baslayan süreç bunun en canli örnegini gözler önüne serdi. Bütün dünya ülkelerinin üzerinde hassasiyetle durdugu gelismeler Pakistan’in da 28 Mayis 1998 tarihinde cevabi nitelikte bes ve 29 Mayis’da bir nükleer deneme daha yapmasiyla iyice içinden çikilmasi güç bir krize döndü. Dilenen o ki bölgedeki üç nükleer güce sahip ülke, Hindistan, Pakistan ve Çin arasindaki bu güç gösterisi dünya için bu kadarla sinirli kalir ve biz atomun yikim gücünden bir kez daha söz etmeyiz.
Yorum (0)Add Comment

Yorum yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy
 
< Önceki   Sonraki >

Anket

Megabilim.com içerigini yeterli buluyor musunuz?