Ana Sayfa arrow Felsefe arrow Dünyanin En Güzel Öyküsü: Felsefe
Dünyanin En Güzel Öyküsü: Felsefe PDF Yazdır E-posta
Felsefe nedir? Bu, hayli meshur ve zor bir sorudur. Onu cevaplamanin en kolay yollarindan biri, felsefenin filozoflarin yaptigi sey oldugunu söylemek ve sonra da Platon, Aristotales, Descartes, Hume, Kant, Russel, Wittgenstein, Sartre ve diger ünlü filozoflarin eserlerine gönderme yapmaktir. Bununla birlikte, bu cevabin, konuya yeni giris yapiyorsaniz eger, adi geçen yazarlar tarafindan kaleme alinmis olan bir eseri muhtemelen henüz okumus olmayabileceginizden dolayi degildir.

Okumus olsaniz dahi, bu filozoflarin hepsinin birden paylastigi iliskili bir karakteristik gerçekten olsa bile, onlarin ortak olarak sahip olduklari bir seyi söylemek herseye ragmen kolay olmayabilir. Soruya bir diger yaklasim, felsefenin "hikmet sevgisi" anlamina gelen Grekçe sözcükten türemis olduguna isaret etmektir. Mamafih, bu, felsefenin filozoflarin yaptigi sey oldugunu söylemekten daha muglak ve hatta daha az yardimcidir. Bu genel mütalaalara gerek duyulmaktadir.


Felsefe bir faaliyettir: O, belirli sorular üzerine düsünmenin bir yoludur. Felsefenin en ayird edici özelligi, onun mantiksal argüman kullanmasidir. Filozoflar genellikle argümanlarla ugrasirlar: Onlar ya argümanlar olusturur, ya baskalarinin argümanlarini elestirir ya da bunlardan her ikisini birden yaparlar. Onlar ayni zamanda kavramlari analiz edip, açikliga kavustururlar. "Felsefe" sözcügü, hayata dair genel bir bakisi anlatmak veya birtakim gizemcilik formlarina gönderimde bulunmak amaciyla, çogunluk bundan çok daha genis bir anlamda kullanir. Ben sözcügü burada, söz konusu genis anlamiyla kullaniyor olmayacagim. Amacim, antik Yunanlilarla baslayip, 20. Yüzyilda özellikle Avrupa ve Amerika'da gelisen bir düsünce gelenegi içinde yer alan bazi çok önemli düsünce alanlarini aydinlatmaktir.

Bu gelenek içinde çalisan filozoflar, ne tür seyler üzerine tartisirlar? Onlar genellikle, büyük bir çogunlugumuzun, tartisma ihtiyaci duymayacak sekilde, apaçik gördügü inançlari incelerler. Genellikle dogru ve yanlis, dis dünyanin mahiyeti, zihin, bilim, sanat ve benzeri diger konularla mesgul olurlar. Mesela, insanlarin çogu hayatlarini, adam öldürmenin yanlis oldugunu söylemek için, ne gibi bir haklilandirma vardir? O her kosul altinda yanlis midir? Ve hersey bir yana, ben yanlislikla ne anlatmak istiyorum? Iste bunlar felsefi sorulardir. Inançlarimizdan birçogunun, incelendikleri zaman saglam temellerden yoksun bulunduklari ortaya çikar. Felsefeyle ugrasmak sadece bizim önyargilarimiz üzerine açik seçik olarak düsünmemize degil, fakat inandigimiz seyleri tam anlamiyla açikliga kavusturmamiza da yardim eder. O, zaman geçtikçe de, genis kapsamli bir konular silsilesi hakkinda tutarli bir biçimde tartisma yetenegi -baska alanlara tasinabilir olan yararli bir beceri- kazandirir.
 ve Tarihi
Sokrates'in zamanindan beri, birçok büyük filozof varolmustur. Kitabimin baslangiç paragrafinda, ben bunlardan yalnizca birkaçini saydim. Felsefe üzerine bir giris kitabi, konuya, bu filozoflarin katkilarini kronolojik bir düzen içinde analiz etmek suretiyle, tarihsel olarak yaklasabilirdi. Benim burada yapacagim sey ise, bu degildir. Bunun, konuya dayali bir yaklasimi, yani tarihten ziyade, belirli felsefi soru[n]lar üzerinde odaklasan bir yaklasimi kullanacagim. Felsefe tarihi kendi içinde büyüleyici ev önemli bir konudur ve klâsik felsefi metinlerden birçogu ayni zamanda büyük edebiyat yapitlaridir. Sadece birkaç örnek seçmek gerekirse, Platon'un Sokratik diyaloglari, Rene Descartes'in Meditations [Ilk Felsefe Üzerine Metazifik Düsünceler]'i, David Hume'un Enquiry Concerning Human Understanding [Insanin Anlama Yetisi Üzerine Sorusturma]'si ve Friedrich Nietzsche'nin Thus Spoke Zarathustra [Zerdüst Böyle Buyurdu]'su, bunlarin hepsi de her standart altinda ilginç ve tahrik edici eserler olarak öne çikar. Felsefe tarihiyle ilgili arastirmalarin büyük bir degeri olmakla birlikte, benim buradaki amacim, size, sadece belirli büyük sahsiyetlerin bu konular hakkinda düsünmüs olduklari seyleri açiklamaktan ziyade, felsefi konular üzerinde kendi basiniza düsünmeniz için gerekli araçlari temin etmektir. Bu konular salt filozoflar için ilginç olan konular degildirler: Onlar insanî durumlardan dogal bir biçimde dogarlar ve hayatinda hiç felsefe kitabi açmamis olan pek çok insan bu konular üzerinde kendiliginden düsünür.

Daha önceki filozoflarin argümanlarini ve hatalarini bilmezsek eger, konuya önemli bir katki yapmayi ümid edemeyecegimize göre, felsefeye dair ciddî herhangi bir inceleme tarihsel arastirmayla konuya dayali yaklasimin bir sentezini ihtiva etmek durumundadir. Filozoflar, bir tarih bilgisi olmadan, asla ilerleme kaydedemezler. Onlar, bu hatalara daha önce de düsülmüs oldugunu farketmeden, ayni hatalara düsmeye devam ederler. ve birçok filozof kendi teorisini, daha önceki filozoflarin eserlerinde bulunan yanlislari görerek gelistirir. Dahasi, bunun gibi kisa bir kitapta, bireysel düsünürlerin eserlerindeki derinliklerin hakkini vermek mümkün olamaz. Her bölümün sonunda teklif edilen ek okuma önerileri, burada tartisilan daha genis bir tarihsel baglam içine oturtmaya yardimci olacaktir.
feyle Niçin Ugrasmali?
Filozoflarin her daim yapageldikleri sey, oturup sözcüklerin anlamlarini tartisma konusu yapmak oldugu için, zaman zaman felsefeyle ugrasmanin hemen hiçbir anlami olmadigi savunulur. Filozoflar önemli sonuçlara ulasir görünmezler ve onlarin topluma katkilari yoktur. Onlar hâlâ eski Yunanlilari mesgul etmis olan ayni sorulari tartismaktadirlar. Felsefe bir seyleri degistirir gibi görünmez; o herseyi oldugu gibi birakir.

Hersey bir yana, felsefeyle ugrasmanin bir degeri var midir? Ise hayatimizin temel kabullerini sorgulayarak baslamak tehlikeli bile olabilir: Sonuçta, herseyi çok fazla sorgulamak suretiyle felce ugramis biri olarak, kendimizi hiçbir sey yapamaz hâle gelmis hissedebiliriz. Gerçekten de, bir filozof karikatürü, Oxford ya da Cambridge'teki çalisma odasinin rahat koltugunda çok soyut düsüncelerle basa çikmada basarili, ama hayatin pratik problemlerinin üstesinden gelmede çaresiz kalan birinin, Hegel felsefesinin en karmasik kesit ya da pasajlarini açiklayabilen fakat yumurta pisirmekten aciz bir kimsenin elestirel ve alayci tasviridir.
mis Hayat
Felsefeyle ugrasmanin önemli bir nedeni, onun varolusumuzun anlamiyla ilgili temel sorulari ele almasidir. Çogumuz, hayatimizin akisi içinde temel birtakim felsefi sorular sorariz. Niçin buradayim? Tanri'nin varoldugunun bir delili var midir? Hayatimizin bir amaci bulunmakta midir? Bir seyi dogru ya da yanlis kilan sey nedir? Hayatimiz salt bir düs olabilir mi? Zihin bedenden fakli midir, yoksa bizler sadece birer fizikî varlik miyiz? Bilim nasil ilerler? Sanat nedir? vb.

Felsefeyle ugrasan insanlarin çogu, tek tek birimizin bu tür sorulari ele alip incelemesinin büyük bir önem tasidigina inanir. Hatta bazilari, sorgulanmis bir hayatin yasanmaya deger olmadigini öne sürer. Temel aldigi ilkeleri hiç sorgulamadan siradan bir varolusu devam ettirmek hiç bakimdan geçirilmemis bir araba sürmeye benzeyebilir. Simdiye kadar hep yeterince iyi bir biçimde çalismis olduklari için, arabanizin frenlerine, direksiyon ve motoruna güvenmekte hakli olmus olabilirsiniz, ama bu güvende bütünüyle hakli olmayabilirsiniz de. Fren pedallari hatali olabilir ve sizin onlara en fazla ihtiyaç duydugunuz bir anda iflâs edebilirler. Ayni sekilde, hayatinizi kendilerine dayandirdiginiz ilkeler de bütünüyle saglam olabilir, fakat siz bundan, onlari incelemis oluncaya dek, emin olmayabilirsiniz.

Dahasi, hayatinizi kendilerine dayandirdiginiz kabullerin saglamligindan ciddî ciddî süphelenmeseniz bile, düsünce gücünüzü hayata geçirmemekle yasamizini fakirlestiriyor olabilirsiniz. Birçok insan kendilerine bu türden sorulari sormanin ek bir çabayi gerektirdigini veya rahatsizlik verici oldugunu üsünebilir. Ama digerleri, meydan okuyucu felsefi sorulara cevap bulmak için güçlü bir arzu duyabilirler.
eyi Ögrenme
Felsefeyle ugrasmak için baska bir neden de, onun oldukça genis bir konular alani üzerinde daha açik bir biçimde düsünmeyi ögrenmenin iyi bir yolunu saglamasidir Bir konunun lehindeki ve aleyhindeki argümanlari analiz etmek suretiyle, hayatin diger alanlarina tasinabilecek olan beceriler, tartisma ustaligi kazandigimiz için, felsefî düsünmenin yöntemleri genis bir alan meydana getiren bir durumlar çesitliligi içinde çok yararli olabilir. Felsefeyle ugrasan birçok insan felsefeden kazandigi tartisma ustaligini -düsünce açikliginin büyük bir deger tasidigi- hukuk, bilgisayar programciligi, is danismanligi, kamu görevi ve gazetecilik gibi çok farkli mesleklerde de kullanmayi sürdürebilir. Filozoflar, insan varolusunun dogasi hakkinda kazandiklari kavrayislari, sanat alanina döndükleri zaman da kullanabilirler: Bir dizi filozof romanci, elestirmen, sair, film yapimcisi ve piyes yazari olarak çok basarili olmustur.

Felsefeyle ugrasmayi haklilandiran bir diger neden de, onun birçok insan için haz veren bir etkinlik olabilmesidir. Felsefe lehindeki bir savunma için söylenmesi gereken bazi seyler vardir. Onun tehlikesi, felsefe etkinligi çapraz bulmacalar çözmeye esdeger bir faaliyete indirgeyen bir savunma gibi degerlendirilmesidir. Bazi filozoflarin konuya yaklasimlari zaman zaman suna benzeyebilir: Karanlik mantiksal bulmacalari kendi içinde bir amaç olarak çözmek ve çözümlerini pek az insanin takip edebildigi özel uzman dergilerinde yayinlamak, bazi profesyonel filozoflarda bir saplanti hâline gelebilir. Diger taraftan da, üniversitelerde çalisan bazi filozoflar kendilerini bir "is"in bir parçasi olarak görür ve çogunluk çok vasatî olan çalismalarini, sadece bu çalismalar (yayinlarin niceliginin terfiyi belirleyen bir faktör olmasi hasebiyle) kendilerine "yükselme" ve terfi elde etme imkâni verecegi için, basarlar. Onlar, adlarinin yayinlanmis olmalarini görmekten, artan maastan ve terfi ile birlikte gelen prestijden keyif alirlar. Yine de, felsefenin büyük bir bölümü, bereket versin, bu düzeyin üstüne çikar.
efe Zor Mudur?
Felsefe çogu zaman, zor bir konu ya da disiplin olarak tanimlanir. Felsefeyle irtibatlandirilan, bizim bazilarindan sakinabilecegimiz, çok çesitli zorluk türleri vardir.

Herseyden önce, profesyonel filozoflarin mesgul olduklari problemlerden birçogunun oldukça yüksek bir soyut düsünce düzeyini gerektirdigi dogrudur. Ama ayni sey, hemen hemen her entellektüel faaliyet için geçerlidir: Felsefe bu bakimdan fizik, edebiyat elestirisi, bilgisayar programciligi, jeoloji, matematik veya tarihten hiç farkli degildir. Bunlarda ve diger arastirma alanlarinda oldugu gibi, konuya bir önemi olan özgün katkilar yapmanin zorlugu, siradan insanlarin bilgisinin bu entellektüel faaliyetlerin temel yöntemlerini ögrenmekten alikoymak için bir mazeret olarak kullanilmamalidir.

Bununla birlikte, felsefeyle iliskili, kendisinden sakinilabilecek ikinci bir güçlük türü daha vardir. Filozoflar her zaman iyi yazar olmayabilirler. Onlardan birçogu kendi fikirlerinin son derece yoksul aktaricisidirlar. Bu, bazen onlar yalnizca oldukça küçük bir uzman okuyucular kitlesine erismeyi amaçladiklari için, böyledir; bazen de, onlar konuyla derin bir tanisikligi olmayanlarin kafalarini bulandirmaktan baska hiçbir ise yaramayan karmasik bir jargon kullandiklari için, ortaya böyle bir durum çikar. Uzman terimleri profesyonel filozoflarin her daim kullandiklari belirli kavramlari açiklamaktan kurtulmak bakimindan yararli olabilir. Bununla birlikte, profesyonel filozoflar arasinda uzman terimlerini salt onlari kullanmis olmak için kullanma gibi talihsiz bir egilim vardir: Onlardan birçogu, çok iyi Ingilizce esdegerleri olsa bile, Latince deyimler kullanirlar. Içine tanisik olmadigimiz sözcüklerin serpistirildigi bir paragraf ev alisik olmadik sekillerde kullanilan bildik sözcükler ürkütücü olabilir. bazi filozoflar, kendileri için icad etmis olduklari, felsefeyi gerçekte oldugundan çok daha zor bir konu olarak gösteren, bir dilde konusmakta ve yazmakta gibi görünürler.

Ben bu kitapta, gereksiz bir jargondan kaçinmaya çalistim ve yol aldikça, karsilasilan bütün bilinmeyen terimleri açiklamaya özen gösterdim. bu yaklasim size, bölüm sonlarinda yer alan okuma önerilerilerindeki daha zor felsefi yazilardan bazilarini anlamak için gerekli olan felsefi vokabüleri kazandiracaktir.
Felsefenin Yapabilecegi Seylerin Sinirlari
Bazi felsefe ögrencileri, felsefeden, pek de makûl olmayan bir tarzda, çok fazla sey beklerler. Onlar, felsefenin kendilerine, insanin zor durumlarini tam ve ayrintili bir resmini saglamasini isterler. Onlar, felsefenin kendilerine hayatin anlamini gösterecegi ve kompleks varoluslarimizin her boyutunu açiklayacagini düsünürler. Fakat, felsefeyle ugrasmak hayatlarimizla ilgili temel sorulari aydinliga kavusturabilse de, felsefe, böyle bir sey saglamaz. Felsefeyle ugrasmak, sanat, edebiyat, tarih, psikoloji, antropoloji, sosyoloji, siyaset ve bilimle mesgul olmaya bir alternatif degildir. Bu farkli konular insan hayatinin farkli yönleri üzerinde yogunlasir ve bize farkli kavrayis türleri saglarlar. Bir kimsenin hayatinin bazi yönleri felsefi analize, ve muhtemelen baska türden bir analize de karsi koyar. Öyleyse, felsefeden çok daha fazla seyde beklememek hususu önem tasimaktadir.

Bu kitabin ihtiva etmesi gerekmekle birlikte, yer vermedigi en azindan bir temel konu vardir: Mantik. Mantik, bu uzunlukta ve üslûpta bir kitapta tatmin edici bir biçimde ele alinmak açisindan oldukça teknik bir konudur.

Kaynak:
Felsefeye Giris - Nigel Warburton
Türkçesi: Ahmet Cevizci

Yorum (0)Add Comment

Yorum yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy
 
< Önceki   Sonraki >

Anket

Megabilim.com içerigini yeterli buluyor musunuz?