Ana Sayfa arrow Felsefe arrow Descartes'in Bir Mektubundan Alinti
Descartes'in Bir Mektubundan Alinti PDF Yazdır E-posta
Prenses Elisabeth'e Egmond, 6 ekim 1645 Madam, Bazen söyle bir süpheye düstügüm oluyor: elimizde bulunan nimetleri oldugundan daha büyük ve daha degerli hayal ederek, elimizde bulunmayan nimetleri de bilmeyerek veya gözden geçirmek için üzerinde durmayarak, memnun ve neseli olmak mi yoksa her ikisinin de gerçek degerini tanimak için, fazla bilgili ve düsünceli olarak, kederli olmak mi daha iyidir?

Üstün iyinin nese olduguna inansaydim ne pahasina olursa olsun, neseli olmaya çalismak gerektiginden süphe etmezdim ve can sikintisini sarapta bogan yahut tütünle uyusturanlarin kabaligini dogrulardim. Fakat fazileti islemekten yahut da (ayni sey olan) elde edilmesi irademize bagli bulunan bütün nimetlere sahip olmaktan ibaret olan üstüm iyi ile, bu nimetleri elde etmeden sonra gelen memnunlugu birbirinden ayiriyorum. Bundan ötürü, zararimiza da olsa, hakikati bilmenin, bilmemekten daha büyük bir olgunluk oldugunu göz önüne alarak, az neseli fakat çok bilgili olmanin daha iyi oldugunu kabul ediyorum: Böylece ruhumuzun en memnun oldugu an, en neseli oldugumuz zaman degildir; tersine büyük neseler genel olarak donuk ve ciddidir, kahkahali neselerse, ufak ve geçicidir: Bunun için bos, hayaller pesinde kosarak yanilmaya düsmeyi asla dogru bulmam; zira bundan gelen bütün zevk ancak ruhun disina dokunabilir, halbuki içi, yalanciliklarini görerek, aci duyar. Ruhumuz durmaksizin baska seylerle ugrasirken, bunun farkina varmayabilir, fakat o zaman da adi geçen saadete kavusamaz, çünkü saadet hareketimize -baglidir, halbuki böyle bir hal ancak talihten gelebilir.. Fakat, bazilari bizi memnun olmaya götüren, bazilari da tersine, memnun olmaktan alikoyan ayni derecede dogru, birçok düsüncelerle karsilasmak imkani oldugu yerde, bana öyle geliyor ki, tedbir daha çok memnunluk verenleri kabul etmemizi emrediyor; hatta dünyadaki seylerin hemen hepsine iyi veya kötü görünen bir yandan bakmak mümkün olduguna göre, herhangi bir seyde maharetimizi göstermek gerekiyorsa; o da onlara, bilhassa en çok lehimizde görünen seviyeden bakmayi bilmektir, sanirim, elverir ki bunu aldanmadan yapalim. insanin kendinden çok baska insanlara iyilik etmesi daha yüksek ve daha serefli bir sey olduguna göre, buna en fazla meyledenler ve sahip olduklari nimetlerden en az bahsedenler, gene en yüksek ruhlardir. Ancak zayif ve alçak ruhlardir ki kendilerine gerektiginden fazla deger verir, ve üç damla su ile agzina kadar dolan vazolara benzerler. Altesinizin bunlardan olmadigini biliyorum, bu alçak ruhlari ancak, kendileri için bir menfaat göstererek, baskalari için zahmete tesvik etmek mümkün oldugu halde, Altesinizin menfaati için, kendilerine, ancak kendisini ihmal ettigi takdirde, sevdiklerine uzun zaman faydali olamayacagini göstermek; ve sagligima bakmasini yalvarmak gerektir. Benim de yaptigim budur. Madam, Altesinizin, Pek saygili ve pek itaatli Hizmetkâri Descartes.

*Descartes, Ahlâk üzerine Mektuplar,  Istanbul, Milli Egitim Bakanligi Yayinlari, 1992, sf.53-54, 620

Yorum (0)Add Comment

Yorum yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy
 
< Önceki   Sonraki >

Anket

Megabilim.com içerigini yeterli buluyor musunuz?