Ana Sayfa arrow Arkeoloji arrow Arkeometri
Arkeometri PDF Yazdır E-posta
“Arkeometri” sözcügü “arkeoloji” ve “metrik” sözcüklerinden türetilmistir. Anlam olarak fen ve doga bilimleri yöntemleri kullanilarak eski eserlerle ilgili her türlü ölçüm ve degerlendirme yapilmasini içerir. Arkeometri çalismalarinin yapildigi laboratuvarlarda ve kullanilan tekniklerde endüstriye dönük yönler bulunmaktadir. Örnegin, çevre radyasyon ölçümleri, spektroskopik analizler ve kimyasal analizler, arkeometri çalismalarinda kullanilan dozimetrelerin endüstriyel uygulamalarda da kullanilabilmesi. Tanimi:
Arkeolojide çesitli fen ve doga bilim dallarinin matematiksel ölçüm ve analiz yöntemlerinin uygulanmasi ve kullanilmasi olarak tanimlanabilir.

Arkeometriye Genel Bir Bakis ve Arkeolojideki Önemi:
    
 Günümüzde yapilan arkeolojik arastirmalarin kültür tarih açisindan,elden geldigince eksiksiz olarak degerlendirilebilmeleri için fen ve doga bilmlerinin çesitli dallarindan birlikte yararlanilan bu yeni bilim alanindan diger ülkelerde oldugu gibi son yillarda ülkemizde de daha yogun bir sekilde yararlanilmaga baslanmistir.
     
Aslinda arkeometrinin baslangicinin 19.yy’nin baslarina kadar geriye gittigi söylenebilir.1800’de ilk kez M.H.KLAPROTH Berlin Bilim Akademisinde sikkeler,camlar ve orta çag heykelleri üzerinde gerçeklestirdigi bazi kimyasal analizlerin sonçlari hakkinda bir bildiri verir. J.Riederer’in 19.yy’in sonlarina dogru ve yüzyilimiz baslarinda gerek Avrupa’da üst paleotik devir magara duvar resimlerinin bulunusu,Önasya’da Anadolu’da baslayan ve yogunluk kazanan arkeolojik kazilarda ele geçen çesitli buluntular,metal,keramik,cam,duvar resimlerinin boyalari gibi organik malzemeden yapilan araç ve gerecin kimyasal analizleri büyük ölçüde artmaga baslar. Troya  kazilar,Ur Kral Mezarlari’inin kesfi,Misir’da özellikle Flinders Petrie’nin Negade kültürüne ait buluntulari,bu analizlerin daha yogun bir biçimde yapilmasini saglar.Böylece Klaphort’un analizlerini F.Rathgen,C.H.Desch,J.R.Partington,H.H.Coghlan ve daha birçoklarinin arastirmalari izler ve bunlari gitgide daha büyük bir ilgi ile karsilanir.
     
1878’de Baron De Geer Isveç’de göl ve bataklik tortul kültelerindeki yillik ömürlü bitki kalintilarini inceleyerek,bunlarin içinde bulundugu ‘balçik katmanlarinin’ sayimina dayanan ‘Varv analizleri’olarak adlandirilan bir mutlak tarihlendirme yöntemi gelistirir.Böylece günümüzden yaklasik 9000 yil Öncesine kadar giden bir mutlak yas tayini yapma imkani dogar.1920’lerde Yugoslav matematikçi ve astronomlarindan Milutin Milankovitz ise,günes sistemindeki lekelerin dünyada iklim degismelerine neden oldugu varsayimindan hareket eder;bu degismelerin matematiksel olarak hesaplanmasi Buzul Çaglarinin 600 bin yil kadar geriye tarihlendirilebilecegini ortaya koyar.
     
1901’de bulunan,fakat arkeoloji alaninda 1929 da ilk olarak uygulanan bir diger yöntem ise ‘dendrokronoloji’dir.Uzun ömürlü agaçlarin yatay kesitlerindeki halkalarin olusumlari ve bunlarin sayilmalari ile,agacin kesildigi zamandaki yasinin mutlak olarak bulunabilecegi anlasilir.
     
Buzul devirlerinde yasamis olan hayvanlarin türlerinin tesbiti,hem iklimsel hem de paleocografya açisindan, yas tayinleri için kullanilmaga baslar. Gene 1916’da Isveçli botanikçi Lennar von Post’un ilk olarak gelistirdigi ‘polinoloji’ yöntemi,gerek Buzul Çaglarinin gerekse Pospleistosendeki bitki örtüsü ,iklim degismeleri ve tarihlendirme için kullanilir.
     
2.Dünya savasina kadar arkeolojik buluntularin degerlendirilmesi için,gerek çesitli kimyasal ve fiziksel yöntemlerle yapilan malzeme analizleri,gerekse mutlak tarihlendirmeleri için daha birçok yöntemlerin gelistirildikleri görülür. Ancak arkeolojiye dönük bu arastirmalarin ‘Arkeometri’ adi altinda yeni bir boyut kazanmasi ve bugünkü konumuna kavusmasi 1950-1960 yillari arsina rastlar.
    
 Libby ve arkadaslarinin, yasamlari sonaermis organik maddelerin içinde bulunan radyoaktif karbon14’ün ölçülmesi ile arkeolojiye yeni bir mutlak tarihlendirme yöntemini armagan etmeleri bir anlamda ‘gerçek arkeometri’nin bir baslangici olarak kabul edilebilir.
     
Bilindigi gibi,eskisinden farkli olarak bugün artik arkeolojik arastirmalar geçmis uygarliklari,tarihsel gelisimleri içinde,mümkün oldugunca eksiksiz bir sekilde degerlendirilebilmeyi amaçlamaktadir.Bu yüzden eski bir kültürün hakkiyla anlasilabilmesi,tanimlanabilmesi için,o kültürü meydana getiren insanlarin,o günkü dogal çevrelerinin,içinde yasadiklari biyolojik ortami olusturan hayvan ve bitki topluluklarinin (yani ekolojilerinin),insan,hayvan,bitki iliskilerinin ellerindeki kaynaklardan yararlanma biçim ve derecelerine bagli olarak ekonomilerinin,teknolojilerinin,sosyal,politik sanatsal düzeylerinin aydinlatilmasi gerekmektedir. Gene ayni baglam içinde,o kültürleri olusturan insan kaynaklarinin içinde yasadiklari devrin mutlak tarihlendirilmelerinin yapilmasina gerek,çagdaslari olan,diger kültürlerin,ya da uygarliklari meydana getiren topluluklarla,gerekse dogal ve biyolojik ile olan iliski ve karsilikli etkilesimlerinin tümüyle açikliga kavusturulmasina çalisilmaktadir. Bu amaçlara kosut olarak arkeometrinin bu güm vardigi asamada arkeoloji alaninda kullanilan yöntemler kisaca söyle özetlenebilir:

A-Arkeolojik toprak alti ve üstü kalintilarin,ören yerlerinin saptanmasinda:

1-Optik yöntemler        
Hava fotografi arkeolojisi
Fotogrametri          

2-Jeofiziksel/fiziksel yöntemler
Rezistivite

Elektrik sondasi vb. yöntemlerden yaralanilmaktadir.    
B-Arkeolojide çesitli kalintilarin yas tayinleri ile mutlak tarihlendirmelerde:
1-Radyoaktif yöntemler      
a-Radyoaktif parçalanmadan kaynaklananlar.
b-Radyasyon etkisiyle enerji birikiminden kaynaklananlar.
     
2-Radyoaktif olmayan yöntemler
Jeofiziksel/manyetik alan degismelerine dayananlar:Paleo/arkeomanyetizma

Rasemizasyon (kemiklerde amino-asid degisimi)
Uranium/Florin (U ve F miktarinin ölçümüne dayananlar)
Obsidiyen Hidrasyonu (hidrasyon tabakasinin ölçümü)
Cam yüzeyi tabakalari (cam yüzeyinin degisiminden olusan tabakalarin ölçümü)
Varv analizi (balçik tabakalari sayimi/ritmik doga olaylarindan kaynaklananlar)
Dendrokronoloji (agaç halkalarin sayimi/ritmik doga olaylarina bagli; C-14 için denetleyici ve düzeltici tarihlendirme yöntemi.)
Polinoloji (Pollen analizi,pollen spektrumlarinin belirleyici özelligi)
 Hayvan kemigi analizleri (Hayvan kronolojisi)gibi yöntemler çogunlukla uygulanmaktadir.     
      
C-Arkeolojik kalintilarda hammadelerin saptanmasi/Kaynak analizleri.Hammadelerin tespiti ile teknolojik düzey,ticaret,kültürel iliskilerin aydinlatilmasinda yararlanildigi gibi,dolayli olarak da dogal çevre ve iklim hakkinda da bazen bilgiler edinilebilir. Bu amaçlar için genellikle tas, mermer,obsidiyen,kil,çanak çömlek,toprak,metal,curuf vs. örneklerinin analizleri yapilir. Bu gün çogunlukla islak kimyasal yöntemler yerlerini daha çok asg. yöntemlere birakmislardir:
     
1-Radyoaktif yöntemler
TL(Termoluminesans)
Neutron aktivasyonu
Atomik sogurma spektrometresi
2-Diger fiziksel yöntemler
Optik mikroskobi
Optik Emisyon spektrometresi(spktral analiz)
X-isini-floresansi
elektron prob mikroanalizi
X-isini saçinimi
Kizilötesi sogurma vb. gibi.
         
Kaynak analizlerinde bu ve benzeri yöntemler, çogu kez bir arada da kullanilir.TL analizlerinde optik mikroskopiden yaralanildigi gibi.

D-Dogal çevre ve biyolojik ortamin,ekolojinin aydinlatilmasi,besin ekonomisi,eski toprak kullanim alanlarinin belirlenmesinde,nüfus saptamalarinda:
Paleo/arkeo-antropoloji
Paleo/arkeo-botani
Polinoloji
Paleo/arkeo-zooloji
Jeomorfolojik ve jeokronolojik çesitli yöntemler
Toprak analizleri vs.den yararlanilmaktadir
     
E-Müzeoloji ve arkeolojik kalintilarin restorasyon ve konservasyonlarinin yapilmasinda
Çesitli kimyasal analizler ,Çesitli fiziksel analizler uygulanmaktadir
     
F-Arkeolojik kalintilarin tipolojik siniflandirilmalarinda,teknolojik düzeyin belirlenmesinde:
Matematiksel kümeleme ve serileme teknikleri Bilgisayar arkeolojisi ve  Istatistik yöntemler giderek artan bir sekilde kullanilmaya baslanmistir.Ancak çesitli gruplara giren yöntemlerin,ayni alanlarin disinda degisik amaçlar için de kullanildiklari unutulmamalidir.Örnek olarak pollen analizi (palinoloji) pollenkronolojisi için oldugu kadar,dogal çevre ,bitki örtüsü,iklim kosullari için de önemli bir gösterge sayilmaktadir.

DOGA VE FEN BILIMLERINDE YENI YÖNTEMLER
Kan ve Doku Analizleri:
Doga ve fen bilimlerinin yöntemlerini arkeolojik belgelerle uygulanmasi bu belgelerde gizlenen bilgilerin açiga çikartilmasi, degerlendirilmesi ve geçmis çaglarin günümüzde canlandirilmasi,degerlendirilmesi ve geçmis çaglarin günümüzde canlandirilmasi açisindan arkeologlarin önünde genis ve yeni ufuklar açmaktadir.
Son yillarda baslatilan bu tür arastirmalari kisaca anlatmak gerekirse; 
                                          
Kan ve Doku Kalintilari Ile Ilgili Arastirmalar   :
British  Columbia   Provincal Museum uzmanlarindan Thomas H. Loy ; arkeolojik kazilarda ortaya çikan tas ve kemik aletler üzerinde kan ve doku gibi protein kalintilarina rastladi ve geçen zaman içinde bunlarin varliginin saptanmasi , yerlerinden alinmasi ve analizi için yeni yöntemler gelistirdi. Loy; arastirmalarinda göre arkeolojik tas ve kemik aletlerde kullanimlari sirasinda onlara yapismis bulunan bitki,hayvan ve insan ,doku ve kan kalintilarinin binlerce yil boyunca özelliklerini koruyabildiklerini saptamistir. Tür saptanmasi için Thomas H.Loy degisik bazi yöntemleri kullanmistir.

1-hemoglobin Kristal Testi:
Her bir tür ,esi olmayan ,sirf kendine özgü bir kan molekülleri protein düzenine sahip oldugu için,kan  hemoglobini kristallerinin belirleyici sekillerine bakarak  tür saptanabilir. Ucuz olan  ve iyi isleyen bu yöntem iyi bir mikroskopla bazi kimyasal eriyiklere ve uygulamada yardimci bir kilavuza ihtiyaç vardir.

2-Izoelektrik Ayarlama Yöntemi:
Bu yöntem proteinleri elektriksel olarak yüksüz ve bir elektrik alanda hareketsiz hala getirdikleri pH noktasina göre ayirir. Moleküllerin ‘izoelektrik noktasi (PI)’diye anilan bu hareketsizlik noktasi her bir türe göre degistigi için,bu noktadan hareketle tür ayrimi yapilir.

3-Bagisiklik Testi: 
Bu yöntem antikorlarin taninmasi ve onlarin korunma  mekanizmasi olarak,yabanci proteinlerle baglanmasi esasina dayanir. Örnegin insan kani oldugundan kuskulanilan bir örnek insana karsi gelistirilmis olan bu antikorlarla karsi karsiya getirilir. Eger bu asamada moleküller arasinda bir baglanma meydana gelirse söz konusu örnegin hüviyeti kanitlanmis olur.

RADYOKARBON YÖNTEMI VE ORANTILI KARBONDIOKSIT GAZ SAYIMI ILE TARIHLENDIRME
  
Bu yöntem Libby tarafindan 1940’li yillarda ortaya atilmistir.
Canli çevresiyle karbon akis verisi yaptigi sürece 1gr. Karbon için 14 bozunma/dakika kadar bozunma yaparak karbon’u azota dönüstürür. Bu özgül aktivitenin sabit olmasi her yil yerkürede 7,5 kg. radyokarbon olustururken 7,5kg. radyokarbon da bozunup azota dönüstügünü yani bir denge kuruldugunu belirtir. Bu durum bütün canlilar için geçerlidir. Eger canli ölür ve çevresi ile karbon alis verisi kesilirse,sagliginda sahip oldugu özgül aktiflik 5730 yilda yarilanacak sekilde azalmaya baslar. Çünkü radyokarbon 5730 yil yari ömürlü bir radyo izotoptur.
Görüldügü gibi tarihleme demek aslinda kalintida varolan radyokarbonun  özgül aktifliginin bulunmasi demektir.

ELEKTROSPIN REZONANS (ESR) TARIHLENDIRME YÖNTEMI ARKEOLOJIK UYGULAMASI
ESR Yöntemi:
Radyoaktif elementler kararsiz olup parçalanarak kimyasal olarak farkli özellikte elementlere dönüsürler. Alfa,Beta,Gama parçaciklari isinim salarlar. Bu enerji parçalari yapidaki elektronlari koparir ve elektronlar kendi eksenleri etrafinda döner. Bu elektron bir miknatisçik gibi dönebilir. Bu özellikteki maddeler paramanyatik maddeler denir.
Madde manyetik alana konuldugunda manyetik alanlar ya ayni ya da zit yönde hareket eder. Spektrumun büyüklügümden madde içindeki elektronlarin, baska bir deyisle yönlerini degistiren elektron miknatislarinin sayisi hesaplanir.

ESER ELEMENT BILESIMINDEN GIDEREK KERAMIkLERIN GRUPLANDIRILMASI
Bu tip çalismada amaç kimyasal bilesiminden gidilerek keramiklerin gruplandirilmasi olduguna göre önce uygun bir kimyasal analiz yöntemi seçilmesi gerekir. En uygun yöntem Nötron Aktivasyon yöntemidir. Bu yöntemle çok az miktarlara inilebilmekte çok sayida element ayni anda tayin edilebilmekte ve örnekler üzerinde kimyasal islem yapmak gerekli olmamaktadir.

fosil KEMIKLERDE TARIHLEME YÖNTEMI
Palentoloji ve paleantropoloji alanlarinda fosil kemikleri üzerinde yapilan tarihlemelerde iki
 Iki ana metot kabul edilmistir.

Relativ:
Bir materyali digerine göre ya da bir referans noktasina göre yerlestirmektir.Bir seyin ötekine göre eski ya da eski ya da yeni oldugunu saptar.

Kronometrik:
Bir kaynagin yasini ya da bu kaynagin yasini nümerik ve kronolojik olarak verir.

INCE-KESIT ÇALISMALARININ ARKEOLOJIK TEZI
Ince-kesit çalismalarinin hammadesi toprak olan keramiklerin kompozisyon ve doku özelliklerini belirler. Keramiklerin siniflandirilmasi,kil yataklarinin aranmasi, keramik yapim teknolojisi hakkinda bilgi vermesi ve diger çalisma tekniklerini yöntemi olmasi bakimindan arkeolojide gerekli ve yararlidir.


ARKEOKLOJIK ESERLERDE IZ ELEMENT ANALIZ YÖNTEMLER
Atomik sogurma spektroskopisi,nötron aktivasyonu,elektron mikroskopisi,indüklenmis plazma spektrokopisi gibi analitik yöntemlerin arkeolojide kullanilmasiyla ,eserin teknolojik ve sahteligi belirlenmektedir. Bu yöntemle binlerce yil önce uygulanan teknoloji ve kaynak analizlerinden yararlanarak ticari iliskileri ve göç yollari saptanabilmektedir.

ARKEOLOJIK ÖZELLIKLERIN MIKROANALIZIZ
Topragin yüzey iliskilerinde bozulma ve degismesinde önemli bir rol oynayan kolloidal taneciklerin özellikle kil taneciklerinin  gözlenmesi ve kil türlerinin aydinlatilmasinda da mikroskopi önemlidir.


CAM BULUNTULARI DEGERLENDIRILMESINDE ARKEOLOJIK ARASTIRMALARIN ÖNEMI
Bu yöntem ülkemizde özellikle metal,maden,seramik ve ahsap buluntular üzerinde yogunlastirilmistir. Metal,maden,seramik gibi cam buluntularinda temel bilimlerin yardimiyla incelenmeleri olasidir. Cam hamurunun kimyasal analiziyle kütlede yapisal bütünlük ve uygunluk arastirilabilmekte ve böylece belli bir zaman dilimi ve kültür çevresinde cam hamuru kompozisyonun ne kadar degistigi veya mamulün endüstriyel ya da sanat üretimi oldugu saptanabilmektedir.

OSL (Optically Stimulated Luminescence) ve ESR (Elektron Spin Rezonans) çalismalari: Radyasyon dozimetreleri çalismalarinda kullanilan, bir OSL ölçü sistemi ve buna bagli yan aygitlar vardir. Radyasyon doz ölçümlerine iliskin dozimetre çalismalari sürdürülmektedir.
Analiz çalismalari: Nötron aktivasyon, kimyasal, mikroskopik, petrografik, radyografik, x-isini difraksiyonu, x-isini floresansi ve kromatografi gibi yöntemlerle analizler yapilmaktadir.
Radyokarbon çalismalari: Laboratuvarda “orantili karbondioksit gaz sayimi sistemi” ile “çok düsük düzey sivi sintilasyon sayimi sistemi” mevcuttur. Bu sistemlerle ilgili örnek hazirlama olanaklarina sahip olan laboratuvarda her türlü radyoaktivite sayimi ve ilgili veri toplama tekniklerini kullanmaya uygun bir altyapi vardir.
Çevre radyasyon ölçümleri
Kazi alanindan alinan örneklerde radyasyon ölçümü
Örnegin alindigi yerin çevresindeki topraktaki radyasyon ölçümü
Sediman örneklerinde radyasyon ölçümü
Bilgisayar uygulamalari
Arkeolojik ve sanat tarihi eserlerinin istatistiksel analizleri
Arkeolojik verilerin (cam, seramik gibi malzemelerin kompozisyonlari) tek ve çok degiskenli istatistiksel degerlendirilmesi (gruplandirilmasi, benzerlik derecesinin tayini, bir degiskenin digeri cinsinden tanimlanmasi gibi)
Seramik malzemede firinlama sicakliginin ölçümü
Sir, siralti ve hamur bilesimlerindeki firinlama sicakliklari, X-isini difraksiyonu, termal analiz ve diger spektroskopik analizler yoluyla ve mineral bilesiminin bulunmasi ile tayini.
Sterol analizleri ve arkeolojik gida maddesi kalintilarina uygulanmasi (AFP): Arkeolojik gida kalintilarinin bitkisel ve hayvansal kaynakli oldugunun belirlenmesine çalisilmasi. Bu nedenle kolesterol ve ergesterol analizleri yaparak bunlarin birbiri ile etkilesiminin bulunmasi ve uygulamadaki sonuçlarinin degerlendirilmesi.
Isikla uyarilmis lüminesans yöntemi ile nesnelerin analizi (AFP): Isikla uyarilmis lüminesans (OSL) yönteminin arkeolojik buluntulara uygulanmasi, buluntularin ve çevresinin aldigi dogal radyasyon miktarinin ölçülmesi ve buluntularin tarihlendirilmesi.
Arkeolojik toprak örneklerinde fosfat tayini ve önemi (AFP) : Kazi alani içinde yerlesim bölgesi, mezarlik ve çöplük gibi alanlarin belirlenmesinde kazi alanindan alinan toprak örneklerindeki organik ve inorganik fosfor miktarinin belirlenmesi. Bu tayin, uygulamada en çok kullanilan yöntemlerden biridir.

Sonuç olarak; Görüldügü gibi,kültür tarihinin her yönüyle arastirilmasinda yardimci olmak uygulanan bu yeni arkeometrik yöntemlerin arkeolojiye kazandirdigi büyük katkilarin yaninda yeni bazi sorunlar da ortaya çikmaktadir. Buna bir anlamda yeni bazi yükümlülüklerde denilebilir.1950’yi baslangiç olarak kabul edersek,bu gün daha 35 yillik bir geçmisi olan bu fen ve doga bilimlerinin çesitli yeni yöntemler topluluklarindan olusan bilim alanin,yani arkeometrinin tek tek,her yönteminin kendine özgü bir dili ve degerlendirilme biçimi vardir. Bu arkeometrik yöntemlerle arastirma yapanlar bugün zaman zaman ‘arkeometrist’ olarak adlandirilmaktadir. Arkeometristlerin arastirmalarini onlarla birlikte asil yorumlayacak ve sonuçlara ulastiracak olan kimse ise ‘arkeologtur’.
       
Bu bakimdan arkeologlarin bu yeni yöntemlerin dilinden anlayabilmeleri ve onlardan edinecekleri bilgileri dogru yorumlara kavusturabilmeleri için arkeometrik yönden egitilmeleri gerekir.
      
Bu tarzda egitim yapan kurumlara bugün çesitli ülkelerin üniversitelerinde rastlanmaktadir. ülkemizde de böyle bir egitim programina yer verilmesi artik zorunlu gibi gözükmektedir. Bu da her halde Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümleri olan üniversitelerimizde,Yüksek Lisans düzeyinde egitim yapabilecek,fen ve doga bilimcilerle birlikte arkeologlarin da yer alacagi ARKEOMETRI enstitülerinin kurulmasi ile gerçeklesebilecektir.
 
KAYNAKLAR:
ODTÜ Arkeometri Bölümü Internet Sayfasi
ÇUKUROVA ÜNIVERSITESI Arkeometri Ana Bilim Dali Internet Safyasi
KÜLTÜR BAKANLIGI YAYINLARI ARKEOMETRI SEMPOZYUM SONUÇLARI

Yorum (0)Add Comment

Yorum yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy
 
< Önceki   Sonraki >

Anket

Megabilim.com içerigini yeterli buluyor musunuz?